TÜRK-İŞ Lideri Ergün Atalay'dan Çarpıcı 25 Kasım Mesajı
TÜRK-İŞ, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü eğitim seminerinde, Genel Başkan Ergün Atalay aracılığıyla ekonomiye sert eleştiri yöneltti: "22 bin TL bir haftalık geçim ücreti oldu." Atalay, ayrıca kadın işçilere memur haklarının verilmesini talep etti.
TÜRK-İŞ'ten 25 Kasım’da Toplumsal Hayat ve Ekonomik Krize Dair Kapsamlı Değerlendirme
TÜRK-İŞ Konfederasyonu, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında, sendikal hareketin kadın yönetici ve uzmanlarının katılımıyla Ankara’da önemli bir eğitim semineri düzenledi. Seminere, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın yanı sıra Genel Başkan Yardımcıları Eyüp Alemdar ve İrfan Kabaloğlu da katılım gösterdi.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Ergün Atalay, kadınların toplumsal hayattaki yeri ve çalışma yaşamında karşılaştığı zorluklar, eşitsizlikler üzerine kapsamlı tespitlerde bulunurken, konuşmasının ana gündemi ülkenin ağırlaşan ekonomik tablosu ve iş güvenliği sorunları oldu.
📈 Atalay’dan Ücretlere Sert Eleştiri: "22 Bin TL İle Sadece Bir Hafta Geçinilebiliyor"
Genel Başkan Atalay, çalışanların alım gücündeki dramatik düşüşe dikkat çekerek mevcut ücretlerin artık temel ihtiyaçları dahi karşılamakta yetersiz kaldığını vurguladı. Çalışanların geçim şartlarının her geçen gün daha da ağırlaştığını belirten Atalay’ın ekonomik duruma yönelik eleştirileri, çalışanların yaşadığı mağduriyeti gözler önüne serdi:
“Günümüzde 22 bin TL, ne yazık ki sadece 1 haftalık geçim ücreti haline geldi. Bu rakamla sadece kira ve gıda ödemelerini yapmak bile zorlaştı.”
Bu tespit, sendikal hareketin yaklaşan toplu sözleşme süreçlerinde ve asgari ücret görüşmelerinde ekonomik iyileştirme beklentisinin ne denli yüksek olduğunu açıkça ortaya koydu.
👷 İş Güvenliği "Masraf Kalemi" Değil, İnsan Hayatı Zorunluluğudur!
Ergün Atalay, çalışma hayatının kronik yarası olan iş kazaları ve meslek hastalıkları konusuna da değindi. Mağdur olan binlerce çalışanın varlığına rağmen, işverenlerin bu hayati konuya yaklaşımını sert bir dille eleştirdi:
“İş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak, ne yazık ki işveren tarafına bir ‘masraf kalemi’ olarak geliyor. Oysa bu önlemler maliyet değil, insan hayatı için zorunluluktur.”
Atalay’ın bu sözleri, TÜRK-İŞ’in iş güvenliği tedbirlerinin bir maliyet değil, bir insan hakkı olduğu yönündeki kararlı duruşunu bir kez daha tescilledi.
♀️ Kadın İşçilere Eşit Hak Talebi: Memur-İşçi Ayrımı Kalksın
Kadınların sendikal mücadeledeki önemini vurgulayan Atalay, kadın çalışanların haklarına ilişkin temel bir talepte bulundu:
“Kadın memurların sahip olduğu tüm haklara işçilerinde sahip olması gerekiyor.”
Genel Başkan, yapılan çalışmaların gelecek yıllarda kadın çalışan sayısının artmasını beklediğini ifade ederek, bu artışla birlikte hakların eşitlenmesi ve çalışma hayatındaki cinsiyet eşitsizliklerinin giderilmesi gerektiğini belirtti. TÜRK-İŞ, bu seminerle hem kadına yönelik şiddetle mücadeleyi hem de ekonomik adaletin sağlanmasını sendikal mücadelenin iki ana ekseni olarak belirledi.
İlgili Haberler
SendikaBirleşik Kamu-İş'ten 8. Dönem Toplu Sözleşme Masasında Çarpıcı Çıkış
Birleşik Kamu-İş, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine ilk kez katılarak, öncelikli olarak yüzde 72 zam, ardından periyodik yüzde 25 zamlar ve çeşitli sosyal hak iyileştirmeleri talep etti. Konfederasyon, grev yasağının kaldırılmasını da istedi.
SendikaEğitim-Sen Adana Şubesi'nden Çarpıcı MESEM Paneli: "Lise Diplomalı Çocuk İşçiliği Devlet Eliyle Kurumsallaşıyor"
Eğitim-Sen Adana Şubesi'nin panelinde Prof. Dr. Adnan Gümüş, MESEM uygulamasını "lise diplomalı çocuk işçiliğinin devlet eliyle kurumsallaşması" olarak eleştirdi. Fon kullanımı ve sistemin sömürü boyutu detaylarıyla tartışıldı.
SendikaSağlık-İş Sendikası'ndan Çarpıcı Vergi Adaletsizliği Çıkışı: "Emeğin Sessiz Soygunudur!"
Sağlık-İş Sendikası, vergi adaletsizliğini "emeğin sessiz soygunu" olarak niteleyerek kamu emekçisinin maaşlarının erimesine tepki gösterdi. Hükümeti gelir adaleti yerine vergi yükünü artırmakla suçladı.