KESK'ten Hükümete ve Memur-Sen'e Sert Tepki: "Emekçi Gerçek Bir Pazarlık İstiyor
KESK, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde hükümetin teklif sunmamasını ve sürecin dar bir zamana sıkıştırılmasını eleştirdi. Konfederasyon, alternatif masada yaptığı açıklamada, yoksulluk sınırının üzerinde maaş, %98 zam ve mülakatların kaldırılması gibi taleplerini dile getirdi.

ANKARA - Kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarını belirleyecek olan 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri, hükümetin henüz bir teklif sunmaması ve sürecin dar bir zaman dilimine sıkıştırılması nedeniyle gergin bir ortamda devam ediyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), süreçte masanın dışında bırakılmalarını protesto ederek kurdukları alternatif masada, emek ve meslek örgütleriyle bir araya geldi. KESK Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Bahadır Bedircioğlu, yaptığı açıklamada, "Emekçi, Memur-Sen'den bir şey beklemiyor" diyerek, kamu emekçilerinin gerçek taleplerini ve mücadele kararlılığını vurguladı.
TİS Süreci Ciddiyetten Uzak İlerliyor
Tüm gözlerin çevrildiği 8. Dönem TİS görüşmelerinde, hükümetin hala bir teklif sunmamış olması, sendikalar ve kamu çalışanları arasında büyük bir endişeye neden oluyor. Bu kritik süreci BirGün'e değerlendiren Bedircioğlu, görüşmelerin baştan beri ciddiyetsiz bir şekilde ilerlediğini belirtti. KESK olarak, kendi TİS taleplerini geniş bir kesimle birlikte hazırladıklarını, ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın, kendi yasalarına dahi uymayarak süreci 4 gün öne çektiğini ifade etti. Bu duruma tepki olarak 28 Temmuz'da Bakanlık önünde kitlesel bir biçimde alternatif TİS masası kurduklarını açıkladı. Bedircioğlu, "İmza yetkili konfederasyon Memur-Sen ve diğerleri tarafından da talepler müzakere ediliyor. Ancak daha önce yedi tane TİS imzalayan Memur-Sen'in 8. TİS masasında da yetkili olması, geçmiş imzalara bakıldığında, kamu emekçilerinin bu süreçten hiçbir şey beklemediğini söylemek mümkün" diyerek Memur-Sen'e olan güvensizliklerini dile getirdi.
"Hakem Heyeti Bahane, Gerçek Mücadele Grevdir"
Bedircioğlu, TİS sürecinin tıkanması durumunda devreye giren Kamu Hakem Kurulu'nun bir "tehdit" unsuru haline geldiğini savundu. Heyet üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanması nedeniyle kararların bağımsızlığının sorgulanabilir olduğunu belirten Bedircioğlu, kurulun sadece "noterlik" görevi yürüttüğünü iddia etti. Ona göre, asıl önemli olan, TİS uyuşmazlıkla sonuçlandığında sendikaların vereceği mücadele ve kullanacağı güçtür. "Heyet bunu kabul etti demek sendikal mücadeleye tamamen zıttır," diyen Bedircioğlu, emekçilerin üretimden gelen güçlerini kullanarak grev haklarını kullanmalarının, gerçek bir toplu sözleşme düzeninin olmazsa olmazı olduğunu vurguladı.
KESK'in Talepleri Net ve Somut
Bedircioğlu, emekçilerin sesini masaya taşımak için sendikaları birleşik mücadeleye davet ederken, KESK'in tabandan topladığı talepleri detaylı bir şekilde sıraladı. Konfederasyon, kamu emekçilerinin maaşlarının Ocak ayı beklenmeden yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını talep ediyor ve en düşük kamu emekçisi maaşının 100 bin TL'nin üzerine çıkaracak %98'lik bir zam yapılmasını istiyor.
Mali taleplerin yanı sıra sosyal haklar ve adalet konusunda da önemli maddeler öne sürüldü. KESK, 2023 yılında kamu emekçilerine verilen ve bugün 18 bin 682 TL'ye ulaşan seyyanen zammın hiç beklenmeden emekli aylıklarına yansıtılmasını talep ediyor. Ayrıca, emekçilerin vergi yükü altında ezildiğini belirterek, birinci vergi diliminin %10'a düşürülmesini istiyor. Kamuya alımlarda yaşanan haksızlık ve kadrolaşmanın aparatı haline gelen mülakatların kaldırılması da KESK'in öncelikli talepleri arasında yer alıyor.
Sürecin Takipçisi Olma Kararlılığı
Bedircioğlu, açıklamasının sonunda, Birleşik Kamu-İş olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve kamu emekçisinin maddi ve manevi haklarının peşini asla bırakmayacaklarını vurguladı. Yüksek enflasyon ortamında kamu emekçisinin ezilmesine, hak ettiği refah payını almasına ve devlette çalışmanın değerini tekrar yükseltecek bir teklifin sunulmasının şart olduğunu belirtti. KESK'in bu kararlı duruşu, TİS masasında sadece maaş artışlarının değil, aynı zamanda sendikal haklar ve çalışma koşullarının da en önemli gündem maddeleri olacağını gösteriyor.
Kaynak: birgun.net
İlgili Haberler
SendikaMemur-Sen’den Hükümete Personel Reformu Çağrısı: "Kamuda Ücret Düzensizliği ve Mağduriyet Bitirilmeli"
Memur-Sen, Temmuz 2026 enflasyon verilerinin ardından Çalışma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı'na çağrıda bulundu: Kamuda ücret dengesizliği giderilmeli, 4688 sayılı Kanun ivedilikle revize edilerek kapsamlı bir personel reformu yapılmalıdır.
SendikaTürkiye Kamu-Sen’den Hükümete "Ücret Politikasında Adalet" Çağrısı: "Parçalı Düzenlemeler Çalışma Barışını Bozuyor!"
Türkiye Kamu-Sen, bazı kurumlarda belirli unvanlara yönelik yapılan münferit ücret düzenlemelerine tepki gösterdi. Memur ve emeklilerin yüksek enflasyon altında ezildiğini belirten konfederasyon, "parçalı iyileştirme değil, tüm kamu çalışanlarını kapsayan bütüncül bir ek zam ve refah payı istiyoruz" çağrısında bulundu.
İşçiTTK’de üretim durdu: CHP'li Yavuzyılmaz'dan hükümete 'şeffaflık' çağrısı
CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, TTK’de iş güvenliği eksikleri nedeniyle duran üretimde 8 aydır somut adım atılmadığını belirterek hükümetten yol haritasını açıklamasını istedi.