Birleşik Kamu-İş'ten Hükümete ve Cumhurbaşkanına Sert Çağrı: "Haklarımızı Alana Kadar Mücadele Devam Edecek!"
Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, toplu sözleşme görüşmeleri sonrası Cumhurbaşkanına seslendi. Yıldırım, hükümetin zam teklifini reddederek, sorumlu makamın bizzat Cumhurbaşkanı olduğunu ve kendisiyle görüşmek istediklerini açıkladı.

ANKARA - Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, 8. Dönem Kamu Çalışanları Toplu Sözleşmesi'nden çıkan sonuçlara tepki olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Konfederasyon Genel Başkanı Orhan Yıldırım, hükümetin sunduğu zam teklifini "sefalet zammı" olarak nitelendirerek reddettiklerini ve haklarını alana kadar mücadelelerine devam edeceklerini belirtti. Yıldırım, toplu sözleşme sürecinde gelinen noktadan bizzat Cumhurbaşkanı'nı sorumlu tuttu ve kendisiyle doğrudan görüşme talep etti.
"Artmayan Tek Şey, Memur ve Emekli Maaşları Oldu"
Basın açıklamasında sözlerine, yaklaşık 25 milyon vatandaşı ilgilendiren toplu sözleşme sürecinde hükümetin kendi yarattığı ekonomik krizle kamu emekçisini baş başa bıraktığını belirterek başlayan Yıldırım, Temmuz ve Ağustos ayları boyunca artan her şeye dikkat çekti. "Orman yangınlarının sayısı arttı, tutuklanan muhalif belediye başkanlarının sayısı arttı, karartılan televizyonların sayısı arttı, dolar ve euro arttı, meyve, sebze, et, süt, yumurta fiyatları sürekli arttı, aç ve yoksul vatandaşlarımızın sayısı arttı. Temmuz ve Ağustos ayları boyunca artmayan tek şey, toplu sözleşme masasında konuşulan memur ve memur emeklilerinin maaşları oldu" diyerek mevcut durumu özetledi.
"Çalışma Bakanı Sadece Maliye Bakanlığı'na Aracılık Ediyor"
Toplu sözleşme masasına ilk kez oturan Birleşik Kamu-İş'in, emekçilerin hakkının yenmesine müsaade etmeyeceğini baştan ilan ettiğini hatırlatan Yıldırım, ikinci teklifin "memur ve memur emeklileriyle adeta alay eden" bir teklif olduğunu söyledi. Yaklaşık bir aydır süren görüşmelerde Çalışma Bakanı'nın hiçbir yetkisinin ve inisiyatifinin olmadığını savunan Yıldırım, Bakan'ın sadece Maliye Bakanlığı'na aracılık ettiğinin ortaya çıktığını belirtti. Bu nedenle ikinci teklifin ardından Maliye Bakanı'nı doğrudan masaya davet ettiklerini ancak Maliye Bakanı'nın geri planda kalarak son teklifi verdirdiğini ifade etti.
"Hükümetin Tercihi Emekçiden Değil, Faiz Lobisinden Yana"
Orhan Yıldırım, hükümetin kamu emekçisine değil, "faiz lobisine" öncelik verdiğini iddia etti. 2025 yılının ilk altı ayında bütçeden faize 1 trilyon 111 milyar lira ödendiğini hatırlatan Yıldırım, "Hükümetin tercihinin emekçiden değil faiz lobisinden yana olduğu açıkça görülmektedir" dedi. Bu durum karşısında son teklif olan 11+7, 4+4 ve 1000 TL'lik artışın kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguladı.
"Son Sözü Söyleyecek Makam Cumhurbaşkanı'dır"
Toplu sözleşme sürecinin artık Hakem Heyeti aşamasına geldiğini belirten Yıldırım, bu heyetin bağımsızlığına olan inançlarının olmadığını söyledi. 11 kişiden oluşan Hakem Heyeti'nin 6 kişilik çoğunluğunun bizzat Cumhurbaşkanı tarafından belirlendiğini hatırlatan Yıldırım, "Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak açıkça ifade ediyoruz: Bu aşamadan sonra memur ve memur emeklileri ile ailelerinden oluşan 25 milyona yakın yurttaş, 2026-2027 yıllarında açlık ve yoksulluk içinde mi yaşayacak, yoksa insani yaşam koşullarında mı yaşayacak? İşte bunun belirleyici adresi, bizzat Cumhurbaşkanı’dır" dedi.
Yıldırım, vekaleten bakanlar veya hakem heyeti ile değil, bizzat Cumhurbaşkanı ile görüşmek istediklerini belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanı’nın 25 milyon vatandaşı ilgilendiren toplu sözleşme sürecinde memur ve memur emeklisinin mağduriyetinden tam olarak haberdar edilmediğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda, yarın akşama kadar Cumhurbaşkanı'ndan bir çağrı gelmezse, 25 milyonun sesi olmak adına Cumhurbaşkanlığı binası önünde kamuoyuna açıklama yapacaklarını ilan etti.
İlgili Haberler
SendikaMemur-Sen’den Hükümete Personel Reformu Çağrısı: "Kamuda Ücret Düzensizliği ve Mağduriyet Bitirilmeli"
Memur-Sen, Temmuz 2026 enflasyon verilerinin ardından Çalışma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı'na çağrıda bulundu: Kamuda ücret dengesizliği giderilmeli, 4688 sayılı Kanun ivedilikle revize edilerek kapsamlı bir personel reformu yapılmalıdır.
SendikaTürkiye Kamu-Sen’den Hükümete "Ücret Politikasında Adalet" Çağrısı: "Parçalı Düzenlemeler Çalışma Barışını Bozuyor!"
Türkiye Kamu-Sen, bazı kurumlarda belirli unvanlara yönelik yapılan münferit ücret düzenlemelerine tepki gösterdi. Memur ve emeklilerin yüksek enflasyon altında ezildiğini belirten konfederasyon, "parçalı iyileştirme değil, tüm kamu çalışanlarını kapsayan bütüncül bir ek zam ve refah payı istiyoruz" çağrısında bulundu.
İşçiTTK’de üretim durdu: CHP'li Yavuzyılmaz'dan hükümete 'şeffaflık' çağrısı
CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, TTK’de iş güvenliği eksikleri nedeniyle duran üretimde 8 aydır somut adım atılmadığını belirterek hükümetten yol haritasını açıklamasını istedi.