Özdağ Dosyasında 'Kayseri Gizemi' ve Hukuksuzluk İddiası
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında İstanbul'da yürütülen soruşturma, avukatı ve aynı zamanda kardeşi olan Savaş Özdağ'ın gündeme getirdiği ciddi iddialarla yeni bir boyut kazandı.

Ümit Özdağ Soruşturmasında 'Ağır Hukuksuzluk' İddiası: Avukat Kardeşi Savaş Özdağ'dan Çarpıcı Açıklamalar ve 'Kayseri Gizemi'
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında İstanbul'da yürütülen soruşturma, avukatı ve aynı zamanda kardeşi olan Savaş Özdağ'ın gündeme getirdiği ciddi iddialarla yeni bir boyut kazandı. Savaş Özdağ, soruşturma sürecinde ve hazırlanan iddianamede "ağır hukuksuzluklar" yapıldığını öne sürerek, özellikle Kayseri'deki olaylarla ilgili kritik bir polis raporunun dosyadan çıkarıldığını ve soruşturma yetkisinin Ankara'da olmasına rağmen sürecin kanunsuz ilerlediğini iddia etti.
Ümit Özdağ Soruşturması: Yetki Tartışması ve Hukuksuzluk İddiaları
Sözcü yazarı Saygı Öztürk'ün aktardığına göre, Savaş Özdağ'ın hukuksuzluk iddialarının temelinde yetki sorunu yatıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ilgili maddesini hatırlatan Özdağ, milletvekillerinin görevde oldukları sıradaki suç iddialarının yalnızca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturulabileceğini vurguladı. Ümit Özdağ'ın Nisan 2023'e kadar milletvekili olduğunu ve iddianamedeki bazı sosyal medya paylaşımlarının bu döneme ait olduğunu belirten Savaş Özdağ, "Ne İstanbul, ne de bir başka il, Ankara dışında bu soruşturmayı zaten yapamaz. Şu anda çok açık bir kanunsuzluk var" diyerek İstanbul Savcılığı'nın yetkisizliğini dile getirdi.
Savaş Özdağ'dan Kritik Usul Eleştirileri: Kayseri Olayları ve Kayıp Rapor İddiası
Savaş Özdağ, soruşturmanın başlangıcındaki "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasına, usule aykırı olarak ayrı bir dosya açılmadan "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasının eklendiğini ve tutuklamanın bu ikinci suçlama üzerinden yapıldığını belirtti.
Ancak en dikkat çekici iddia, iddianamede Ümit Özdağ'ın ilişkilendirildiği 30 Haziran - 2 Temmuz 2024 tarihli Kayseri olaylarıyla ilgili. Savaş Özdağ'a göre:
- Resmi Raporun Varlığı: Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nce olayların hemen ardından (2 Temmuz 2024) hazırlanan ve 12 farklı rütbeden emniyet görevlisinin imzasını taşıyan resmi bir tutanak mevcut.
- Raporun Kritik İçeriği: Bu resmi tutanakta, iddiaların aksine, ne Ümit Özdağ ne de herhangi bir Zafer Partili olaylarla ilişkilendirilmiyor.
- Raporun Savcılığa Sunulması: Bu lehte delil niteliğindeki rapor, savunma tarafından soruşturma dosyasına ve itiraz merciine sunuldu.
- Savcılığın Raporu Göz Ardı Etme İddiası: Israrlara rağmen savcılığın bu resmi raporu dikkate almadığı, Kayseri'den resmi olarak istemediği ve en önemlisi iddianamede bu rapordan tek kelime dahi bahsetmediği öne sürülüyor.
- Alternatif Rapor İddiası: Savcılığın bunun yerine, olaylardan 5.5 ay sonra hazırlandığı belirtilen ve imzasız olduğu iddia edilen başka bir raporu (Kayseri Güvenlik Şube kaynaklı) esas aldığı savunuluyor.
CMK İhlali İddiası: Lehe Delillerin Karartılması Suçlaması
Savaş Özdağ, CMK'nın savcıya "şüphelinin lehine olan delilleri de toplama ve iddianamede gösterme" yükümlülüğü getiren 160. ve 170. maddelerinin açıkça ihlal edildiğini savunuyor. "Peki nerede Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nün 12 imzalı olaylarla ilgili resmi tutanağı?" sorusuyla, lehe olan kritik delilin kasıtlı olarak göz ardı edildiği imasında bulunuyor. Özdağ ayrıca, hakkında takipsizlik kararı olan bir kişinin bile iddianamede suçlu gibi gösterilmeye çalışıldığını ekliyor.
Avukat Savaş Özdağ tarafından sıralanan bu iddialar, Ümit Özdağ hakkındaki yargı sürecine ilişkin ciddi soru işaretleri doğuruyor. Özellikle "Kayseri gizemi" olarak öne çıkan, lehte olduğu iddia edilen resmi polis raporunun akıbeti ve iddianamede yer almaması, adil yargılanma ve delillerin eksiksiz toplanması prensipleri açısından önümüzdeki günlerde de tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: Odatv.com
İlgili Haberler
EylemlerBursa'da Özdağlı Lojistik'te sendikalaşan işçiler işten çıkarıldı, direniş başladı
TÜMTİS'e üye olan işçilerin baskıyla istifaya zorlandığını, direnen bir işçinin ise işten çıkarıldığını duyuran sendika, işyeri önünde direniş başlattı.
EylemlerBirleşik Kamu-İş ve Eğitim-İş'ten MEB Önünde Gözdağı
Birleşik Kamu-İş ve Eğitim-İş Sendikası, 8. Dönem Toplu Sözleşme taleplerini açıklamak için MEB önünde basın açıklaması yaptı. Konfederasyon, "8. Dönem masanızın değil emekçinin dediği olacak!" diyerek hükümeti uyardı ve eğitim çalışanlarının hakları için mücadeleye devam mesajı verdi.
EnglishÜmit Özdağ's Book "Vatan Yahut Silivri": A Look at Turkey's Recent History
Ümit Özdağ's book "Vatan Yahut Silivri" examines judicial processes, patriotism, and critical periods in Turkey's recent political history. The work sheds light on the Ergenekon-Balyoz cases and national security debates from Özdağ's perspective.