M. Fatih Tüten İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kültürü: Toplumdan Gelen Güçlü Bir Gereklilik
M. Fatih Tüten, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kültürünün yalnızca işyerlerinde değil, toplumun her alanında yerleşmesi gerektiğini vurguluyor. Farkındalık, katılım ve açık iletişim gibi değerlerle toplumun geleceğini daha güvenli bir şekilde inşa etmek için önemli bir perspektif sunuyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), yalnızca işyerlerinde uyulması gereken kurallar bütünü olarak görülmemeli; aksine toplumun her alanında yaşayan ve nesilden nesile aktarılan bir kültür olarak benimsenmelidir. Bu kültür, bireylerin yaşam kalitesini artırırken toplumun geleceğini daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde inşa etmek için kritik bir rol oynar.
Değerlerle Büyüyen Bir Kültür
İSG kültürü, ceza mekanizmalarıyla değil, topluma kazandırılan değerlerle büyür. Örneğin, bir yerde asılı duran uyarı tabelasından ziyade, toplum bireylerinin günlük hayatlarında can güvenliğini öncelikli bir refleks haline getirmesi, bu kültürün yerleştiğinin bir göstergesidir. Eğer bir toplumda "önce can güvenliği" bilinci yerleşmişse, o toplum yalnızca sağlıklı değil, aynı zamanda daha dirençli bir gelecek inşa eder.
Prosedürden Kültüre: Kalplere Dokunan Fark
Bir kural yazılı olarak iş yerinde prosedür niteliğinde bulunabilir. Ancak bu kural, toplumsal kalplere yerleştiği zaman bir kültür halini alır. İSG kültürü, bireylerin davranışlarında doğal bir yer edinirse, sadece iş yerlerinde değil, evde, okulda, sokakta da etkisini göstermeye başlar.
İSG’yi Toplumun Her Alanında Görünür Kılmak
İSG kültürünün yalnızca işyerlerinde sınırlı kalması yeterli değildir. Toplumun tüm üyelerini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekir:
🧠 Farkındalık: Toplumu bilinçlendirme çalışmaları ile bu kültürün temelleri atılabilir.
👥 Katılım: Bireylerin aktif şekilde dahil olduğu projeler kültürün yayılmasını hızlandırır.
🗣 Açık İletişim: İş yerlerinden ailelere kadar her seviyede açık iletişim, güvenlik bilincini artırır.
👨👩👧👦 Aileden Başlayan Bilinç: Çocuk yaşta kazanılan güvenlik refleksleri, bir ömür boyunca devam eder.
Bir Toplum Hareketi: Herkesin Sorumluluğu
İSG kültürü, yalnızca kurumların ya da iş dünyasının sorumluluğu değil; toplumun bir bütün olarak sahiplenmesi gereken bir meseledir. Toplumun bilinçli talebi ve her bireyin bu kültüre katkı sağlaması, güvenliğin bir yaşam biçimi haline gelmesini sağlar.
Sonuç olarak, İSG bir prosedürden çok daha fazlasıdır. Topluma yerleşmiş bir kültür, kalıcı bir güven ortamı yaratır ve nesilden nesile aktarılır. Her bireyin bu kültürü benimsemesi, hem günlük yaşam kalitesini artırır hem de daha güçlü bir toplum oluşturur.
Kaynak: İSG haber
İlgili Haberler
SendikaSendikalar ve Sivil Toplumdan KKTC İçin Ortak Duruş: Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. Yılında "Milli Dava" Vurgusu
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle Türkiye'nin önde gelen işçi ve memur sendikalarından ortak mesajlar yayımlandı. TÜRK-İŞ, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalar, şehit ve gazileri minnetle anarken "iki devletli çözüm" ve "milli dava" vurgusu yaptı.
İş KazasıSerioPlast işçisi Fatih Öztürk kalp krizi sonucu hayatını kaybetti
Petrol-İş Gebze Şubesi üyesi Fatih Öztürk, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
SendikaLider Büro Sen Genel Başkanı Fatih Demirel'den Sert Mesaj
Lider Büro Sen Genel Başkanı Fatih Demirel, kamu işçilerine sunulan güncellenmiş zam teklifini "hakaret" olarak niteledi. Hükümeti oyalamakla suçlayan Demirel, diğer sendikalara mücadeleyi sahaya taşıma çağrısı yaparak, "Hakkımızı verin!" mesajını yineledi.