Türkiye Sağlık-İş Sendikası’ndan Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Devrim Niteliğinde Adım
Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (Türkiye Sağlık-İş), çalışma yaşamında şiddet ve tacize karşı 'Sıfır Tolerans' politika belgesini yayınladı. Belge, sektördeki yüksek riskleri hedef alarak kapsamlı önlemler ve sendikal mücadele yöntemleri sunuyor.

ANKARA - Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (Türkiye Sağlık-İş), sağlık ve sosyal hizmetler iş kolunda çalışan kadın emekçilerin haklarını koruma ve çalışma koşullarını iyileştirme mücadelesinde tarihi bir adım attı. Sendika, "Kadın Emeği ile Güçlenen Sağlık Sektörü" projesi kapsamında, çalışma yaşamında şiddet ve tacize karşı net bir duruş sergileyen "Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Sıfır Tolerans" politika belgesini kamuoyuna sundu. Ankara'da düzenlenen kapsamlı bir eğitim programıyla duyurulan belge, sektördeki risklere karşı mücadelede kapsamlı bir yol haritası sunuyor.
Sağlık Sektöründe Yüksek Risk: Fizikselden Dijitale Şiddet
Sağlık ve sosyal hizmetler sektörü, doğası gereği şiddet ve taciz riskinin en yüksek olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Politika belgesi, sağlık emekçilerinin hasta, hasta yakını ve kamu otoriteleriyle sürekli temas halinde olmasının yarattığı bu risklere dikkat çekiyor. Fiziksel ve psikolojik şiddetin yanı sıra, ekonomik, cinsel ve giderek artan dijital şiddet biçimlerine karşı kapsamlı önlemlerin alınmasının acil bir gereklilik olduğu vurgulanıyor. Belge, özellikle vardiyalı çalışma saatleri, personel eksikliği, yüksek iş yükü ve duygusal emek yoğunluğu gibi etkenlerin, bu tür olayların zeminini hazırladığına işaret ediyor.
Uluslararası Sözleşmelere Uyum ve Kapsamlı Önlemler
Politika belgesi, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) çalışma yaşamında şiddet ve tacizi yasaklayan 190 sayılı sözleşmesi başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası düzenlemeleri temel alarak hazırlandı. Belge, sadece bir duruş beyanı olmanın ötesinde, sendikal mücadeleyi bu alana taşıyan pratik adımları içeriyor. Toplu pazarlık süreçlerinde şiddet ve tacizle mücadele maddelerinin eklenmesinden, işyerlerinde etkin şikâyet ve raporlama mekanizmalarının kurulmasına, eğitim ve farkındalık çalışmalarından düzenli risk analizlerine kadar birçok başlıkta somut önlemler sıralanıyor.
Sendika ayrıca, mücadele kapsamında veri toplama ve izleme mekanizmaları oluşturacak, anonimleştirilmiş şiddet ve taciz vakaları raporlarını düzenli olarak yayınlayacak. Eğitim programları aracılığıyla üyelerin ve iş yeri temsilcilerinin dijital şiddet, sosyal medya saldırıları gibi yeni tehditlere karşı da bilinçlenmesi hedefleniyor.
Grev Hakkı Mücadelenin Kritik Bir Aracı
Belgenin en dikkat çekici maddelerinden biri, sendikanın şiddet ve tacizle mücadelede grev ve toplu eylem hakkını kritik bir araç olarak görmesi. Politika metninde, sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda sistematik olarak sınırlandırılan grev ve toplu eylem hakkının, şiddete karşı direnişin en meşru yollarından biri olduğu vurgulanıyor. Türkiye Sağlık-İş, bu anayasal hakkın tam anlamıyla uygulanabilmesi için yasal ve idari alanda mücadele etme kararlılığını ifade ediyor.
Sendika Genel Merkez Yönetimi, bu belgenin sadece kâğıt üzerinde kalmayacağını, sendikanın tüm kademelerine entegre edilerek titizlikle uygulanacağını belirtti. Bu adım, sendikal mücadelenin sadece ücret ve özlük hakları değil, aynı zamanda işçilerin güvenli, onurlu ve eşitlikçi bir çalışma ortamında var olma hakkını da kapsadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye Sağlık-İş, "Şiddetsiz bir çalışma hayatı, sadece bir talep değil; temel bir insan hakkıdır" ilkesiyle, kadın emeğiyle güçlenen bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürecek.
İlgili Haberler
SendikaTürkiye Kamu-Sen’den Hükümete "Ücret Politikasında Adalet" Çağrısı: "Parçalı Düzenlemeler Çalışma Barışını Bozuyor!"
Türkiye Kamu-Sen, bazı kurumlarda belirli unvanlara yönelik yapılan münferit ücret düzenlemelerine tepki gösterdi. Memur ve emeklilerin yüksek enflasyon altında ezildiğini belirten konfederasyon, "parçalı iyileştirme değil, tüm kamu çalışanlarını kapsayan bütüncül bir ek zam ve refah payı istiyoruz" çağrısında bulundu.
TÜRK-İŞ, ETUC’ta Türkiye’deki Çalışma Hayatının Acil Gündemini Paylaştı
TÜRK-İŞ, ETUC İcra Kurulu toplantısında Türkiye'deki asgari ücret tespiti ve vergi adaletsizliğini gündeme getirdi. Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, asgari ücret komisyon yapısının değişmesi gerektiğini ve vergi yükünün işçiler üzerindeki etkisini anlattı.
UluslararasıÖz Sağlık-İş ile Mısır Sağlık Bilimcileri Sendikası iş birliği anlaşması imzaladı
Mısır Sağlık Bilimcileri Sendikası'nın Türkiye ziyareti kapsamında Öz Sağlık-İş ile ikili iş birliği ve tecrübe aktarımı anlaşması imzalandı.