Türk Eğitim-Sen’den “Ana Dilde Eğitim” Çıkışı: “Doğrudan Anayasa İhlalidir, Asla Kabul Edilemez!”
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Ana Dilde Eğitim" taleplerinin Anayasa'nın 3. ve 42. maddelerinin ihlali anlamına geldiğini belirterek, bu tür girişimlerin devletin üniter yapısına saldırı ve "küresel organizasyonların elinde olan bir hainlik" olduğunu söyledi.
ANKARA – Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 24 Ekim 2025 tarihinde yaptığı sert açıklamada, kamuoyunda tartışılan “Ana Dilde Eğitim” taleplerine karşı Anayasal sınırları hatırlattı ve bu talebin Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına yönelik bir tehdit olduğunu belirtti. Geylan, Türkçe’den başka hiçbir dilin eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamayacağını ve öğretilemeyeceğini vurguladı.
Genel Başkan Geylan, açıklamasında talebin hukuki boyutuna dikkat çekerek şunları kaydetti:
“ ‘Ana dilde eğitim’ talebinin ortaya konulması, doğrudan Anayasanın ihlali anlamına gelmektedir. Hele ki, bu talebin, Anayasaya bağlılık yeminiyle mesuliyet taşıyanlar tarafından dile getirilmesi asla kabul edilemez!”
Anayasa Maddeleriyle Reddiye
Geylan, pozisyonunu Anayasa'nın iki temel maddesine dayandırdı:
-
Madde 3: Türkiye Cumhuriyeti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür ve dili Türkçe’dir.
-
Madde 42: “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.”
Geylan, resmi dilin dışında bir eğitim hakkı önermenin, üniter ve milli bir devlette “doğrudan devletin varlığına saldırı” manasına geldiğini savundu. Bu tutumun, ülkenin bölünmez bütünlüğüne kast eden bölücü ve yıkıcı örgütlerin emelleriyle aynı çizgide olduğunu ifade etti.
“Hain Tezgâh, Küresel Organizasyonların Elinde”
Türkiye’nin bir federasyon ya da müstemleke ülke olmadığının altını çizen Geylan, Türk milletinin tüm alt kimliklerinin büyük Türk milleti ailesinin şerefli birer parçası olduğunu belirtti. Ana dilde eğitim talebini “hain bir tezgâh” olarak niteleyen Geylan, bu girişimin alt kimliğe sahip vatandaşlara büyük bir ihanet ve kötülük olduğunu öne sürdü:
“Bu hain tezgah, bu güzel ülkenin bir kısım güzel insanlarını eğitimden, istihdamdan, bilimden, sosyal ve ekonomik hayatın her alanından koparacak ve adeta ‘ikinci sınıf vatandaş’ kılacak büyük ve kumandası küresel organizasyonların elinde olan bir hainliktir.”
Genel Başkan, bu ihanete ne devletin ne de aziz milletin müsaade edeceğini belirterek, açıklamasını Anayasa’nın 42. maddesini tekrarlayarak noktaladı.
İlgili Haberler
SendikaAYM’den Eğitim Sen Üyesi Rehber Öğretmenlere Hak İhlali Kararı: Disiplin Cezası Anayasa’ya Aykırı Bulundu
Anayasa Mahkemesi, rehber öğretmenlerin nöbet eylemine katıldıkları gerekçesiyle verilen disiplin cezalarını hak ihlali saydı. Eğitim Sen’in başvurusu sonucu AYM, sendika hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
SendikaBirleşik Metal-İş'ten Ankara Valiliği'nin Eylem Yasağına Tepki: "İşçiler Anayasal Haklarını Çiğnetmeyecek!"
Birleşik Metal-İş Sendikası, Ankara Valiliği'nin 15 günlük eylem yasağının ardından sert bir basın açıklaması yayımladı. Yasakların anayasal hakları ihlal ettiğini belirten sendika, işçilerin hak arama mücadelesine vurgu yaptı.
Birleşik Metal-İş'ten SAG Hidrolik'e Sert Tepki: "Anayasal Haklar Çiğneniyor, İşçiler Yalnız Değildir!"
Birleşik Metal-İş Sendikası, Sakarya'daki İtalyan SAG Hidrolik firmasında sendikal örgütlenmeye karşı Anayasal hakların çiğnendiğini, işçilerin KOD 46 ile haksızca işten çıkarıldığını ve tehditlere maruz kaldığını duyurdu.