LGS Sonuçları Bir Kez Daha Eğitimdeki Derin Eşitsizlikleri Gözler Önüne Serdi
2025 LGS sonuçları açıklandı. Eğitim Sen, sınav sisteminin öğrenciler üzerindeki baskısını ve eğitimdeki sınıfsal uçurumu eleştirdi. Şeffaf soruşturma ve köklü değişim çağrısı yapıldı.

LGS Sonuçları Bir Kez Daha Eğitimdeki Derin Eşitsizlikleri Gözler Önüne Serdi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 12 Temmuz’da açıklanan 2025 LGS sonuçları, eğitim sisteminde yıllardır dile getirilen yapısal sorunları yeniden tartışmaya açtı. Eğitim Sen, yayımladığı değerlendirme metninde, sınavın öğrenciler üzerinde kurduğu baskı, eşitsiz koşullar ve sınav güvenliği konularında dikkat çekici tespitlerde bulundu.
Sendika açıklamasında, LGS’nin yalnızca akademik bir değerlendirme aracı olmadığını, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve bölgesel eşitsizlikleri yeniden üreten bir sistem haline geldiğini belirtti. Özellikle tam puan alan 719 öğrencinin belirli şehirler ve özel okul çevrelerinde yoğunlaşması, sınavın fırsat eşitliği sağlamaktan uzaklaştığını ortaya koydu.
Sınav sistemi öğrencileri etiketliyor
Eğitim Sen, milyonlarca öğrencinin ve ailenin yaşamını etkileyen sınavın, pedagojik değil, rekabetçi ve dışlayıcı bir anlayışla sürdürüldüğünü belirtti. 13-14 yaşındaki çocukların yalnızca bir sınavla "başarılı" ya da "başarısız" şeklinde sınıflandırılmasının çocuk gelişimine zarar verdiği vurgulandı.
Sınav güvenliği tartışmalı
Bu yıl da sınavın güvenilirliği kamuoyunda tartışma konusu oldu. Sosyal medyada dolaşıma giren soru kitapçıkları, bazı okullarda tam puan alan öğrenci sayısının olağan dışı artışı ve sınav sorularının bazı öğrencilere önceden ulaştığı yönündeki iddialar, sürece gölge düşürdü. Bakanlığın bu iddialara yönelik açıklamasının yetersiz ve üstünkörü olduğu ifade edildi.
Eğitim Sen’in talepleri net
Eğitim Sen, sınav merkezli sistemin terk edilmesi ve kamusal eğitim hakkının anayasal güvence altına alınması çağrısında bulundu. Sınav yerine rehberlik temelli ve çok yönlü yerleştirme sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
Ayrıca şu talepler öne çıkarıldı:
LGS’ye dair şaibe iddialarının aydınlatılması için bağımsız ve şeffaf bir soruşturma başlatılmalı.
Eğitim sisteminde bölgesel ve sosyoekonomik eşitsizliklerin azaltılması için kaynaklar kamu okullarına yönlendirilmeli.
Eğitimde başarı odaklı anlayış yerine, çocukların gelişimini esas alan bütüncül bir yaklaşım benimsenmeli.
Eğitim politikaları öğretmenler, veliler ve öğrencilerin katılımıyla demokratik biçimde şekillendirilmelidir.
Yasal başvuru çağrısı
Sendika, sınav sonuçlarına dair haksızlık ve şaibe şüphesi taşıyan velilere, yasal haklarını kullanmaları çağrısı yaptı. İdareye karşı bireysel başvurular, yürütmeyi durdurma ve iptal davaları dahil olmak üzere hukuki yollara başvurmanın bir yurttaşlık sorumluluğu olduğuna dikkat çekildi.
Eğitim Sen, sınav odaklı sistemin sona erdirilmesi ve eğitimin bir hak olarak yeniden tanımlanması için mücadelelerini toplumsal, sendikal ve hukuki zeminlerde sürdüreceğini belirtti.
İlgili Haberler
GündemMilyonların Heyecanlı Bekleyişi Sona Erdi: LGS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı
4 Ağustos 2025'te açıklanan LGS yerleştirme sonuçlarıyla birlikte yaklaşık 1 milyon öğrencinin lise tercihleri netleşti. Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) sitesinden erişilen sonuçların ardından, 4-6 Ağustos ve 8-12 Ağustos tarihlerinde yerleştirmeye esas nakil başvuruları başlayacak. Yerleşemeyenler için ek yerleştirme ve yatılı okul başvuru tarihleri de belirlendi.
SendikaMEB Mülakat Sonuçlarına Tepki: Eğitim Sen "Liyakat Yok, Şeffaflık Yok" Dedi
Millî Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı idarecilik mülakat sonuçları tartışma yarattı. Eğitim Sen, sistemin liyakati değil siyasi kadrolaşmayı esas aldığını belirterek şeffaflık ve adalet çağrısı yaptı.
SendikaBİRTEK-SEN Raporu Tekstil Sektöründeki Krizi Gözler Önüne Serdi
BİRTEK-SEN'in 17 sayfalık raporu, tekstil sektöründeki krizin işçiler üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi. Raporda, kayıtlı istihdam düşerken ihracatın arttığı, patronların devlet teşvikleriyle büyüdüğü ve işçilerin "Türkiye'nin Bangladeş'i" haline getirildiği iddia edildi. Çözümün örgütlü mücadelede olduğu vurgulandı.