BİRTEK-SEN Raporu Tekstil Sektöründeki Krizi Gözler Önüne Serdi
BİRTEK-SEN'in 17 sayfalık raporu, tekstil sektöründeki krizin işçiler üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi. Raporda, kayıtlı istihdam düşerken ihracatın arttığı, patronların devlet teşvikleriyle büyüdüğü ve işçilerin "Türkiye'nin Bangladeş'i" haline getirildiği iddia edildi. Çözümün örgütlü mücadelede olduğu vurgulandı.

Ankara – Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN), Türkiye tekstil sektöründe yaşanan ekonomik krizin gerçek yüzünü ve işçiler üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koyan 17 sayfalık kapsamlı bir rapor yayımladı. Sendika, patronların ve onlara yakın sendikaların çizdiği tablonun aksine, sektördeki daralmanın faturasının ağır bir şekilde işçilere kesildiğini belirterek, durumun vahametine dikkat çekti.
BİRTEK-SEN'in titiz çalışması sonucunda hazırlanan rapor, Türkiye'nin sekiz farklı bölge ilinden yüzlerce tekstil işçisiyle yapılan derinlemesine görüşmelerin sonuçlarını ve çeşitli güvenilir kaynaklardan derlenen verileri içeriyor. Raporun temel argümanı net: "Tekstilde yaşanan durum hiç de patronların ve patron yandaşı sendikaların anlattığı gibi değil. Daralmanın asıl ağır bedeli yine işçilere ödetiliyor."
Tekstilde İstihdam Kaybı Derinleşirken, Patronlar Teşviklerle Büyüyor
Ekonomik krizin en derinden etkilediği sektörlerden biri olan tekstilde, bedelin büyük ölçüde işçilere kesildiği BİRTEK-SEN raporunda çarpıcı verilerle ortaya konuldu. Sektörde kayıtlı yaklaşık 1 milyon 109 bin işçi bulunmasına rağmen, kayıtdışı çalışma biçiminin yaygınlığı ve sendikalı çalışan sayısının yalnızca 93 bin olması, sendikasızlaşma ve güvencesizliğin boyutlarını gözler önüne seriyor. Rapora göre, tekstil sektöründe kayıtlı işçi sayısı son üç yıldır aralıksız bir düşüş gösterirken, patronlar bu durumu "işgücü maliyeti" gerekçesiyle açıklamaya çalışıyor. Ancak son bir yılda sektörde tespit edilen 110 bin kişilik istihdam kaybı, tekstili istihdam düşüşünün en çok yaşandığı sektör haline getiriyor.
Bölge “Türkiye’nin Bangladeş’i” Mi Oluyor?
Raporda özellikle dikkat çekilen bir diğer husus ise tekstil sektöründeki yoğunlaşmanın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine kayması oldu. BİRTEK-SEN, bu kayışın ardındaki nedenleri ucuz emek gücü, devlet destekleri, denetimsizlik ve yoğun işsiz nüfus gibi olanaklar olarak sıraladı. Sendika, mevcut iktidarın bu bölgeleri adeta "Türkiye’nin Bangladeş’i" yapmayı hedeflediğine dair ciddi uyarılarda bulundu.
BİRTEK-SEN raporu, verilerin işçiler açısından durumun oldukça vahim olduğunu gösterdiğini, ancak patronlar açısından durumun hiç de anlatıldığı kadar kötü olmadığını ortaya koydu. Raporda, "Bölgeyi ucuz işgücü kaynağı olarak gören tekstil patronları, devletten aldıkları süper teşviklerle, burayı işçiler için cehenneme, kendileri için cennete çeviriyor" ifadeleriyle patronların devlet teşvikleriyle nasıl zenginleştiği, buna karşın işçilerin sefalete sürüklendiği vurgulandı.
Mısır Yatırımları Bir Pazarlık Aracı Mı?
Ekonomik darboğazda olduğunu iddia eden tekstil patronlarının son dönemde rotayı Mısır’a çevirmesinin ardında yatan gerçek nedenin, devletle yeni teşvik pazarlıkları yapmak olduğu belirtildi. Raporda, sektördeki Mısır yatırımları ve buna bağlı olarak yaşanan "daralma"nın, işçiler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıldığı ve aynı zamanda devletle teşvik pazarlığı unsuru haline getirildiği ifade edildi. Patronların, aldıkları devasa teşviklerle maliyetlerini minimuma indirirken, işçilere "Fabrikanın kapanmaması için fedakârlık" dayatması yaptıkları da rapordaki önemli tespitlerden biri oldu.
İşçi Sayısı Düşerken İhracat Yükseliyor: Paradoks mu, Sömürü mü?
Raporda yer alan çarpıcı veriler, işçi sayısı düşerken ihracatın arttığını gözler önüne seriyor. 2024 yılının Ocak ayında bölgedeki istihdamın 229 bin olduğu, bu yılın Haziran ayı itibarıyla ise 222 bine gerilediği tespit edildi. BİRTEK-SEN, "Yoğun şekilde işten çıkarmalar yaşanırken; özellikle Antep, Urfa, Malatya gibi illerde tekstil işkolundaki işçi sayısı düşerken; ihracatta yükseliş yaşandı. Patronlar daha az işçiyle daha fazla üretim yaptı" tespitiyle, işçi çıkarmaların üretim düşüşünden ziyade, maliyet düşürme ve kâr maksimizasyonu amacı taşıdığını vurguladı.
Örneğin, Antep’te son bir yılda 201 işyerinin kapandığı, ancak buna rağmen kentin ihracat gelirinin 55.3 milyar dolar arttığı belirtildi. Bölgedeki diğer kentlerde de benzer tabloların görüldüğü ifade edilerek, vergi teşvikleri ve kamudan aktarılan devasa kaynaklarla adeta ihya edilen patronların, İşsizlik Fonu ve benzeri işçi kaynaklarına dahi göz diktiğinin altı çizildi.
Sendika Bürokrasisi ve Çözüm Önerileri: “Çözüm İşçilerin Örgütlü Mücadelesinde”
Raporda, sendikal bürokrasi ile patronların mazeretlerinin işçilere sefaleti dayattığı, mevcut sendikal yapının işçilerin haklarını yeterince savunamadığı eleştirisi de yer aldı. BİRTEK-SEN, bu duruma karşı çözüm önerilerini de sıraladı ve en temel çözümün "işçilerin örgütlü mücadelesinde" olduğunu vurguladı.
Sendika, tekstil işçilerine yönelik güçlü bir çağrıda bulundu: "Tekstil işçilerinin sendikal örgütlenme hakkına sahip çıkarak; petro-kimya, kamu, sağlık, belediye, metal işkollarında harekete geçen Türkiye İşçi Sınıfıyla kaderini birleştirmesi; sendika ağalarını def etmesi; patronlar ve onların temsilcileri tarafından cehenneme çevrilen çalışma ve yaşam koşullarını düzeltmesi gerekiyor." Bu çağrı, işçilerin birleşerek kendi kaderlerini tayin etmeleri ve daha iyi çalışma koşulları için mücadele etmeleri gerektiğini açıkça ortaya koydu.
Kaynak: birgun.net
İlgili Haberler
SendikaUluslararası heyetten BİRTEK-SEN'e ziyaret: 'Tutuklama bağımsız sendikacılığa yönelik baskının göstergesi'
Sol Parti Hamburg Eyalet Milletvekili Kai Jaeger, ver.di yöneticileri ve sendikacılardan oluşan uluslararası heyet, Mehmet Türkmen’in 12 Mayıs’taki duruşması öncesinde BİRTEK-SEN Genel Merkezi’ni ziyaret etti.
SendikaBİRTEK-SEN: Mehmet Türkmen 37 gündür tutuklu, sendikal faaliyet suç değildir.
BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen 37 gündür tutuklu: "İşçinin hakkını savunmak ne zamandan beri suç?"
EylemlerBİRTEK-SEN’den Sırma Halı açıklaması: Ne öğrendik, neye ihtiyacımız var?
Sırma Halı işçilerinin 15 günlük ücret direnişi, bölümler arasındaki kopukluk nedeniyle sona erdi. BİRTEK-SEN, direnişin ardından yaptığı açıklamada, Sırma Halı eyleminin önemli dersler barındırdığını belirtti.