Sendikalardan 18 Eylül Eşit Ücret Günü’nde kadın emeğine dikkat çekildi
Genel-İş ve Tez-Koop-İş, Uluslararası Eşit Değerde İşe Eşit Ücret Günü dolayısıyla yaptıkları açıklamalarda kadınların çalışma yaşamındaki ücret ve istihdam eşitsizliğine dikkat çekti.
Sendika açıklamalarından derlendi, editör onayladı.

18 Eylül Uluslararası Eşit Değerde İşe Eşit Ücret Günü dolayısıyla Genel-İş ve Tez-Koop-İş sendikaları ayrı açıklamalar yaparak kadın emeğinin değersizleştirilmesine ve cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğine dikkat çekti. Her iki sendika da eşit değerde işe eşit ücret ilkesinin toplu pazarlık, sendikal örgütlenme ve şeffaf ücret politikalarıyla güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
Genel-İş: Eşitsizlik çok boyutlu
Genel-İş açıklamasında, eşit değerde işe eşit ücret ilkesinin yalnızca aynı işi yapanlar arasında değil, niteliği, sorumluluğu ve koşulları bakımından eşdeğer kabul edilen farklı işler arasında da uygulanması gerektiği belirtildi. Sendikaya göre Türkiye’nin taraf olduğu ILO’nun 100 No.lu Sözleşmesi, Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve İş Kanunu’nun ilgili hükümlerine rağmen cinsiyete dayalı ücret farkı sürüyor. Açıklamada TÜİK’in 2023 Kazanç Yapısı İstatistikleri’ne atıfla kadınların ortalama brüt kazancının erkeklerden yüzde 7,8 daha düşük olduğu, bu farkın yükseköğretim mezunlarında yüzde 17,9’a, profesyonel mesleklerde yüzde 21,7’ye, teknisyen ve teknikerlerde yüzde 22,9’a, sanatkâr ve ilgili işlerde ise yüzde 23,5’e kadar yükseldiği aktarıldı.
Genel-İş, 2026 Haziran verilerine göre kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 35,4, erkeklerde ise yüzde 70,7 olduğunu belirtti. Sendikanın kendi Araştırma Dairesi’nin hazırladığı 2026 Kadın Emeği Raporu’na göre çalışma çağındaki kadınların yüzde 64’ü işgücüne dahil olamıyor, istihdam edilen her 10 kadından yaklaşık 3’ü kayıt dışı çalışıyor. Açıklamada ayrıca TÜİK’in 2025 Zaman Kullanım Araştırması’na göre kadınların hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise yalnızca 58 dakika ayırdığı; ücretli çalışan kadınların da günde 2 saat 38 dakikasını bakım işlerine harcadığı, bu sürenin erkeklerde 47 dakikada kaldığı ifade edildi.
Sendika, belediyelerde temizlik, sosyal hizmet, bakım ve kreş gibi kadın emeğinin yoğun olduğu alanlarda eşit değerde işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, ücret eşitliğinin bireysel bir hak arama meselesi olmadığı, ücretlerin şeffaf belirlenmesi, toplu iş sözleşmelerinde eşitlikçi politikaların kurulması ve kadınların sendikal örgütlenmesinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Tez-Koop-İş: Ekonomik kriz eşitsizliği derinleştiriyor
Tez-Koop-İş ise açıklamasında bu yılki Eşit Ücret Günü’nün ağırlaşan ekonomik kriz ve kemer sıkma politikaları gölgesinde karşılandığını belirtti. Sendikaya göre mevcut ekonomik düzen cinsiyet, yaş, göçmenlik ve etnik köken temelli ayrımcılığı derinleştirerek eşitsizliği kalıcılaştırıyor. Açıklamada küresel verilere atıfla kadınların toplam istihdamın yalnızca beşte ikisini oluşturduğu, işgücüne katılım oranlarının erkeklere kıyasla 24,2 puan geride kaldığı, genç kadınlarda ne eğitimde ne istihdamda olma oranının genç erkeklerden 14,4 puan yüksek olduğu belirtildi.
Sendika, ILO verilerine dayanarak kadınların erkeklerden ortalama yüzde 20 daha az kazandığını, mevcut hızla gidilirse küresel ekonomik cinsiyet uçurumunun kapanmasının 130 yılı aşkın süre alacağının öngörüldüğünü aktardı. Türkiye’ye ilişkin olarak TÜİK verilerine atıfla kadın istihdam oranının erkeklerin yarısından az olduğu, eğitim seviyesinin yükselmesinin dahi ücret ayrımcılığını önlemediği belirtildi; açıklamaya göre yıllık ortalama brüt ücret-maaş farkı yüksekokul mezunu kadınlarda yüzde 17,4, brüt kazanç farkı ise lise mezunlarında yüzde 20,0 düzeyinde gerçekleşiyor. Sendika ayrıca göçmen ve mülteci işçilerin güvencesiz ve kayıt dışı koşullarda istihdam edilmesinin işçi sınıfının ortak mücadelesini bölmeyi hedeflediğini savundu.
Tez-Koop-İş, işyerlerinde cinsiyet temelli ücret farklarına son verilmesini, ücret şeffaflığının yasal zorunluluk haline getirilmesini, kreş ile hasta ve yaşlı bakımının kamusal ve ücretsiz bir hak olarak sunulmasını, kadın ve göçmen işçilerin sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme süreçlerindeki temsiliyetinin güçlendirilmesini ve işyerinde şiddet ve tacize karşı ILO’nun 190 sayılı Sözleşmesi’nin onaylanıp uygulanmasını talep etti.
İlgili Haberler
Resmi GazeteResmî Gazete'nin 12 Haziran 2025 Sayısı Yayımlandı: Yapı Denetimi ve MASAK Tebliğleri Dikkat Çekiyor
12 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete'de Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, MASAK tebliğleri ve Anayasa Mahkemesi kararları yayımlandı. Güncel mevzuat değişiklikleri kamuoyunun bilgisine sunuldu.
Resmi GazeteResmî Gazete'nin 11 Haziran 2025 Sayısı Yayımlandı: Ege Üniversitesi'nden Yeni Yönetmelik Dikkat Çekiyor
11 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete yayımlandı. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği öne çıkarken, güncel tebliğler ve ilanlar da yer aldı.
Odalar ve BorsalarMilli Servet Deriye Dikkat: Palandöken'den Kurban Bayramı Uyarısı
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Kurban Bayramı öncesi deri israfına karşı uyardı. 2.5 milyar dolarlık deri ithalatına dikkat çekerek, derilerin 'milli servet' olduğunu ve sanayiye kazandırılması gerektiğini vurguladı.