Yazar Atilla Özsever'de göre Yeni sendikal mücadelenin 4 unsuru
Yazar Atilla Özsever, sendikal hareketin krizini ve yeni mücadelenin yol haritasını değerlendirdi ve "Emek hareketinin bütünlüğünü sağlayacak merkezi bir odak, yerel sendikal birlikler, kısa ve somut bir program ile siyasal hedefi olan bir mücadele anlayışı şart" dedi.

Atilla Özsever'in yeni sendikal mücadele reçetesi: Merkezi odak, yerel birlikler, somut program, siyasal hedef
haber.soLorg.tr. yazarı Atilla Özsever, "Yeni sendikal mücadelenin 4 unsuru" başlıklı köşe yazısında, Türkiye'de sendikal hareketin içinde bulunduğu krizi ve yeni bir mücadele anlayışının nasıl olması gerektiğini değerlendirdi.
Özsever, yazısında ülkedeki sendikal yapıların işçi sınıfının mücadelesinde yetersiz kaldığını belirterek, konfederal düzeydeki yapılarda sendikal bürokrasinin egemen olduğunu ve sınıf sendikacılığı anlayışının terk edildiğini vurguladı.

Sendikal krizin nedenleri
Özsever'e göre sendikal hareketin krizinin içsel ve dışsal birçok nedeni bulunuyor. Siyasal iktidarın yarattığı baskıcı ortam, hak arama eylemlerinin polis şiddetiyle bastırılması, güvencesiz çalışma düzeni, emek karşıtı yasalar, sendikal örgütlenmenin zorluğu ve grev hakkının neredeyse kullanılamayışı bu nedenlerin başında geliyor.
Patronların acımasız sömürü koşullarını dikte etmesi, düşük ücretler, asgari ücretin ortalama ücret haline gelmesi, işini kaybetme korkusu ve yoğun işsizlik de mücadeleyi zorlaştıran faktörler arasında yer alıyor.
Özsever ayrıca üretim süreçlerindeki değişime dikkat çekerek, kitle üretiminden esnek çalışma modellerine geçişle birlikte sadece mavi yakalıların değil doktorların, mühendislerin, avukatların ve akademisyenlerin de proleterleştiğini belirtti. Türkiye'de nüfusun yüzde 70'inden fazlasının ücretli çalışan haline geldiğini ancak örgütsüzlük ve mevcut sendikal yapılara güvensizliğin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
1980'den bugüne emek hareketi
Yazıda, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra emek hareketinin güçsüzleştirildiği ve sendikaların giderek sistemin "aparatı" haline geldiği belirtildi. AK Parti döneminde Türk-İş ve Hak-İş yönetimlerinin "yandaş, iktidarla uyumlu" bir süreç yaşadığı, DİSK'in de sınıf sendikacılığı anlayışından uzaklaşmaya başladığı ifade edildi.
Bununla birlikte sınıf mücadelesinin devam ettiği sürece yerel düzeyde daha militan ve mücadeleci örneklerin de söz konusu olduğu kaydedildi.
Tarihsel örnekler
Özsever, yeni sendikal mücadelenin unsurlarını ortaya koymadan önce Türkiye'deki tarihsel örneklere değindi:
- - 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi: İşçi sınıfı ücret meselesi değil sendikal hak ve özgürlüklerini korumak için harekete geçti. DİSK'in başlattığı eyleme Türk-İş ve bağımsız sendika üyesi işçiler de katıldı. Eylem yoluyla sendikal birlik sağlandı. En önemli eksiklik, siyasal sonuçlar üretecek bir sınıf partisinin yokluğuydu.
- - 1989 Bahar Eylemleri: 12 Eylül rejiminin yarattığı yoksullaşmaya karşı büyük bir tepkiydi. Yüzde 140 oranındaki toplu sözleşme zammı ile önemli haklar sağlandı.
- - 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü: Geniş halk desteğiyle dönemin iktidarını geriletti, önemli haklar elde edildi. ANAP iktidarı kaybetti, Türk-İş'te mücadeleci yönetimler iş başına geldi.
- - 2010 TEKEL Direnişi ve Birleşik Metal-İş'in fiili grevi de sınıf mücadelesinin önemli örnekleri arasında sayıldı.
Günümüzdeki durum
Özsever, bugün için Bağımsız Maden-İş'in Ankara'daki eylemleri, özel okul öğretmenlerinin taban ücret mücadelesi, Migros'taki direniş ve BİRTEK-SEN'in Antep ve diğer işyerlerindeki mücadelesini sınıfsal eylemler olarak sıraladı. Ancak bu eylemlerin işyeri, işkolu ya da bölgeyle sınırlı kaldığını, bütünsel bir mücadeleye evrilemediğini belirtti.
Madencilerin direnişinde görüldüğü gibi yeni sendikal haklar için değil, hak edilmiş ücretlerin ödenmemesi nedeniyle eylemlere başvurulmak zorunda kalındığını da sözlerine ekledi.
Yeni sendikal mücadelenin 4 unsuru
Özsever, yeni bir sendikal mücadelenin unsurlarını şöyle sıraladı:
1. Merkezi odak: Emek hareketinin bütünlüğünü sağlayacak, yerel deneyimlerden ders çıkartan ve işçi mücadelesine yön verebilecek merkezi bir odak. Bu odak bürokratik bir kurumsallaşma değil, esnek ve yatay ilişkilere uygun bir yapı olmalı. Gebze Sendikalar Birliği, Bağımsız Maden-İş, DGD-SEN, BİRTEK-SEN, Birleşik Metal-İş gibi meşru ve fiili mücadele içinde yer almış emek örgütlerinin temsilcileri bu odakta bulunabilir.
2. Yerel sendikal birlikler: Merkezi odağın yerellerde işyeri komiteleri ve sendika şubeleri bağlamında örgütlenmeleri olmalı. 31 Aralık 1961'de İstanbul İşçi Sendikaları Birliği'nin Saraçhane Meydanı'nda düzenlediği ve 100 binden fazla insanın katıldığı miting sonrasında 274 ve 275 sayılı sendikal yasalar çıkmıştı. 1989 Bahar Eylemleri sonrasında kurulan Gebze Sendikalar Birliği de 37 yıllık geçmişiyle önemli bir örnek.
3. Kısa ve somut program: Ortak sınıf programı, somut sorunlar üzerinden fazla uzun olmayan bir çerçevede olmalı. İnsanca bir asgari ücret, vergi adaleti, emekliye yeterli maaş, sendikal örgütlenmede barajların kalkması, grev yasaklarına son gibi maddeler yer alabilir.
4. Siyasal hedef: İşçi sınıfının ekonomik mücadelesi yeterli değil; ekonomik mücadeleyle siyasal mücadelenin birleştirilmesi ve düzen değişikliğini öngören bir siyasal hedefin bulunması gerekiyor.
---
Bu haber, soL yazarı Atilla Özsever'in soL sitesinde yayımlanan "Yeni sendikal mücadelenin 4 unsuru" başlıklı köşe yazısındaki bilgilere dayanılarak hazırlanmıştır.
İlgili Haberler
GündemUsta Gazeteci ve Yazar Nihat Genç, Tedavi Gördüğü Hastanede Son Nefesini Verdi
Gazeteci-yazar Nihat Genç, 69 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Akciğer kanseri tedavisi gören Genç'in cenazesi Pazar günü Ankara'da toprağa verilecek. İletişim Başkanı Fahrettin Altun'dan taziye mesajı geldi.
SendikaAvrupa sendikalarından Kolay şirket kurma teklifine tepki: Brüksel'de EU Inc. protestosu
Şirketler için AB genelinde ortak hukuki çerçeve oluşturacak EU Inc. teklifi sendikalara göre; ulusal iş hukuku ve toplu pazarlık düzenlemelerinin aşılmasına neden olacak.
DünyadanMoldova'da sendikalar asgari ücrette yüzde 27 zam istedi
Moldova Ulusal Sendikalar Konfederasyonu, asgari ücretin 2027'den itibaren 6.300 leyden 8.000 leye çıkarılmasını talep etti.