SES'ten Sağlık Bakanlığı Önünde TİS Talepleri: "Satış Sözleşmesi Değil, Grevli Toplu Sözleşme İstiyoruz!"
KESK ve SES, Sağlık Bakanlığı önünde TİS taleplerini açıkladı: Yoksulluk sınırı üzerinde temel ücret, grev hakkı, yıpranma payı, nöbet ücretleri artışı ve demokratik çalışma yaşamı talep edildi. "Satış sözleşmesi değil, grevli toplu sözleşme istiyoruz" mesajı verildi.

MERSİN/İSTANBUL/İZMİR/ADANA/BURSA/VAN – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri, 1 Ağustos'ta başlayacak olan Kamu Görevlileri Toplu Sözleşme (TİS) görüşmeleri öncesinde Türkiye genelinde eş zamanlı basın açıklamalarıyla taleplerini kamuoyuna duyurdu. Mersin, İstanbul, İzmir, Adana, Bursa ve Van'da düzenlenen eylemlerde, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin ekonomik ve özlük haklarına dikkat çekilerek "Gerçek bir sözleşme için mücadeleye devam ediyoruz" mesajı verildi.
Genel Başkanlar ve Temsilciler Katıldı
Sağlık Bakanlığı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, KESK MYK Üyeleri, SES Eş Genel Başkanı Sıddık Akın, MYK Üyeleri, şube yönetici ve yürütme kurulu üyeleri, iş yeri temsilcileri ve üyeler katıldı.
Ortak Vurgu: Yoksulluk Sınırı Üzerinde Temel Ücret ve Grev Hakkı
Açıklamalarda, sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan milyonlarca emekçinin sesi olmak için Toplu Sözleşme talepleri detaylandırıldı. Ortak olarak dile getirilen başlıca talepler şunlar oldu:
- Yoksulluk Sınırı Üzerinden Emekliliğe Yansıyan Temel Ücret: Performans, ek ödeme, taban, teşvik, ilave zam gibi uygulamalar yerine, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine yoksulluk sınırı üzerinde, emekliliğe yansıyan temel bir ücret verilmesi talep edildi. Son toplu sözleşmede verilen ilave ek zammın emekliliğe yansıtılmaması eleştirildi.
- Grevli Toplu Sözleşme Hakkı: Grevsiz ve tahkimle sınırlı toplu sözleşme sisteminin "satış sözleşmesi" olduğu vurgulanarak, grev hakkını içeren, özgür pazarlık ortamı sağlayan bir sendika yasası çıkarılması gerektiği belirtildi.
- Fiili Hizmet Süresi (Yıpranma Payı): Sağlık hizmetlerinin ağır ve tehlikeli işler kapsamında olduğu belirtilerek, yıpranma payının yıllık 90 gün üzerinden tam olarak tüm emekçilere ödenmesi ve geçmiş yılları da kapsaması istendi.
- Nöbet, İcap ve Fazla Çalışma Ücretleri: Bu ücretlerin 2 kat artırılması talep edildi.
- Demokratik Çalışma Yaşamı ve Yönetici Seçimi: Çalışma yaşamının demokratikleşmesi adına idarecilerin atanması yönteminden vazgeçilerek, liyakati uygun olanların aday olacağı ve emekçilerin oylarıyla bir veya iki yıllığına seçimle belirlenmesi gerektiği savunuldu.
- Personel Açığının Giderilmesi ve Güvenceli İstihdam: OECD ortalamasında kadrolu, güvenceli personel istihdam edilerek, sözleşmeli tüm çalışanların 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/a maddesi kapsamına alınması talep edildi.
- Vergi Dilimleri ve Yükü: Vergi dilimlerinin %10'da sabitlenmesi ve emekçiler üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi istendi.
- Sağlık Alanındaki Sınıflandırma: Sağlık alanında çalışan tüm emekçilerin "Sağlık Hizmetleri" sınıfına alınması talep edildi.
- Tayin Hakkı: Üniversite hastanelerinde çalışanlara da tayin hakkı verilmesi gerektiği dile getirildi.
- Sağlıkta Şiddet ve Sistem Değişikliği: Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin son bulması için "şiddet üreten sağlık sistemi"nin değişmesi ve yeni bir sağlık sisteminin inşası için tüm paydaşlarla ortak adım atılması çağrısı yapıldı.
- ASM Giderlerinin Karşılanması: Kamu sağlık hizmeti verilen Aile Sağlığı Merkezleri'nde (ASM) her türlü giderin devlet tarafından karşılanması istendi.
- İş Sağlığı ve Güvenliği: İş yerlerinde işçi sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulması ve emekçileri temsilen isteyen her sendikanın "işçi sağlığı ve güvenliği" kuruluna bir üye vermesi talep edildi.
- İhraç Edilen Emekçilerin İadesi: Haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin derhal göreve başlatılması gerektiği ifade edildi.
"Yetkili Sendikalarla Oyalama Devrini Bitireceğiz"
Açıklamalarda, bugüne dek yürütülen toplu sözleşme görüşmelerinin "büyük bir hayal kırıklığı" yarattığı ve "maaş zammına indirgenmiş, demokratik ve özlük haklarının ötelenmiş, kamu emekçilerinin sesinin kısılmış" olduğu belirtildi. Sendikal örgütlenmenin iktidarla iç içe bir hale geldiği, bazı sendikaların "baskı, sürgün gibi mobbing yöntemleriyle büyütüldüğü ve emekçilerin zorla üye yapıldığı" iddia edildi.
KESK ve SES temsilcileri, "Yandaş sendika ile hükümetin oynadığı tiyatroyu izlemek yerine, tüm emekçileri toplu sözleşme programımız etrafında birleşmeye çağırıyoruz" diyerek, meşruiyetin kamu çalışanlarında olduğunu ve gerçek bir toplu sözleşme için fiili ve meşru mücadeleye devam edeceklerini vurguladılar.
İlgili Haberler
EylemlerDEÜ Hastanesinde sağlık emekçilerinden 1 Mayıs çağrısı: 'Taleplerimiz için alanlardayız'
DEÜ Hastanesinde bir araya gelen sağlık işçileri, çalışma koşulları ve hakları için 1 Mayıs’a çağrı yaptı. Emekçiler, örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.
EylemlerPolyak Eynez Maden işçileri talepleri için eylemde: Birliğimizi bozmadığımız sürece istediğimizi alacağız
Polyak Madencilik'te iki aylık alacakları ve hak gasplarına karşı eylemini sürdüren işçiler, bugün de maden ocağının önünde yürüyüş düzenledi.
SendikaSağlık-Sen'den Sağlık Bakanlığı'na Ziyaret: Ek Ödeme Yönetmeliği ve Nöbet Ücretleri Masaya Yatırıldı
Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol'u ziyaret etti. Görüşmede Ek Ödeme Yönetmeliği, nöbet ücretlerinin artırılması, hastane yemeklerinin denetimi ve DHY izinleri gündeme taşındı.