Tek Gıda-İş Sendikası'ndan AROMA İşçisine ve Kamuoyuna Kritik Çağrı
Tek Gıda-İş Sendikası, AROMA'daki kayyum yönetimi ve toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki zorlu süreci açıkladı. Genel Başkan Mustafa Türkeli, işçileri dayanışmaya çağırırken, fabrikanın kapanmaması için mücadelelerinin süreceğini belirtti. Detaylar ve sendikanın "ön mutabakat" açıklaması haberimizde.

BURSA – Türkiye’nin köklü sendikalarından Tek Gıda-İş, uzun yıllardır örgütlü olduğu AROMA Meyve Suları ve İçme Suyu işletmesindeki zorlu sürece ilişkin önemli bir açıklama yayımladı. Kayyum yönetimindeki şirkette yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin kilitlendiğini duyuran Genel Başkan Mustafa Türkeli, işçileri işlerine ve işyerlerine sahip çıkmaya, sendika olarak ise akılcı çözümlerle şirketin varlığını sürdürme mücadelesine devam edeceklerini belirtti. Türkeli, “İşletmeler olmadan işçi olmaz!” diyerek, sonuç ne olursa olsun gerçekçilikten uzak taleplerle fabrikanın kapanmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.
Tek Gıda-İş Sendikası, AROMA Meyve Suları ve AROMA İçme Suyu işletmesinde yaşanan son gelişmelere dair kamuoyunu ve değerli üyelerini bilgilendiren zorunlu bir açıklama yaptı. Sendika, 60 yılı aşkın süredir örgütlü olduğu bu kritik işyerinde, yüzlerce çalışanın iş ve aş sahibi olmasını, yaşam kalitelerini artırmayı ve en iyi çalışma koşullarında üretim yapmalarını sağlama misyonunu sürdürdüğünü ifade etti.
AROMA'nın Ekonomik Zorlukları ve Kayyum Süreci
Sendikanın açıklamasında, AROMA işletmesinin 2006-2007 yıllarındaki döviz bazlı yatırımları ve sonrasında yaşanan ekonomik krizler nedeniyle bir borç sarmalına girdiği belirtildi. Şirketin ekonomik anlamda doğru yönetilememesi ve ülkenin genel ekonomik kırılganlıkları, AROMA’yı kayyum yönetimi altına sokarak var olma-yok olma noktasına getirdi.
Toplu İş Sözleşmesi Görüşmelerinde "Ön Mutabakat" ve Akabinde Kesintiler
Tek Gıda-İş Sendikası, Ocak 2025’ten bu yana sürdürmeye çalıştığı toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sürecinde, şirketin varlığını sürdürmesi ve çalışanların işlerini kaybetmemesi amacıyla ortak akılla çözüm üretme çabası içinde olduklarını dile getirdi.
Geçtiğimiz günlerde, kayyum heyeti ve işveren temsilcilerinin katılımıyla sendika genel merkezinde yapılan toplantıda, şirketin ekonomik durumu, borç-alacak dengesi ve çalışanların hak ödemeleriyle ilgili planlamalar ele alındı. Bu görüşmeler sonucunda bir "ön mutabakat" sağlandığı açıklandı. Bu ön mutabakata göre:
- 2025 yılına ait ücret zammının 1 Ocak 2025’ten itibaren geçerli olması.
- Bu yıl için ücret zamlarının %30 civarında artıştan fazlasını kaldıramayacağı.
- Sosyal yardımlarda bu yıl için artış yapılmaması, ancak 1 Ocak 2026’dan itibaren toplu sözleşmenin ikinci yıl ücret artışlarının altışar aylık periyotlarla olması.
- 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren sosyal yardımlarda da yıllık artış yapılması.
Sendika genel yönetiminin, şirketin bu zorlu koşulları atlatabilmesi için prensip olarak bu ön mutabakata "evet" dediği belirtildi.
Ancak Genel Başkan Mustafa Türkeli, açıklamasında önemli bir not düştü: "Ortada henüz resmi olarak imzalanmış bir toplu iş sözleşmesi yoktur. Anlaşılan o ki, bu gidişle toplu sözleşmenin imzalanması da mümkün olmayacaktır." Bu ifade, görüşmelerin geleceği hakkında belirsizlikleri artırıyor.
"İşletmeler Olmadan İşçi Olmaz": Mücadele ve Dayanışma Çağrısı
Tek Gıda-İş Sendikası, "Ülkemiz için ve işyerlerimiz için, iyi günleri de zor günleri de maddi-manevi paylaşma" ilkesiyle hareket ettiklerini vurguladı. Genel Başkan Türkeli, sendikanın önceliğinin işletmenin rekabet edebilirliğini, istihdamın sürdürülebilirliğini, güvenli ve sürdürülebilir bir ücret politikasıyla sendikal faaliyetleri sürdürmek olduğunu belirtti.
Türkeli, "Biz, 'Sonucu ne olursa olsun!' diyerek gerçekçilikten uzak taleplerle işletmelerin kapısına kilit vuran bir sendika olmadık. Bundan sonra da olmayacağız" ifadelerini kullanarak, olası bir grev veya iş durdurma kararına karşı duruşlarını netleştirdi.
Açıklama, AROMA işçilerini işlerine, işyerlerine sahip çıkmaya ve bu zor günlerde dayanışma içerisinde olmaya davet eden bir çağrıyla sona erdi. Mustafa Türkeli, sendika olarak bugüne kadar olduğu gibi işletmenin ve çalışanların yaşamını sürdürebilmesi için mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini yineledi.
Açıklamanın son paragrafındaki "Ya da işçiler üretmeme hakkını kullanarak bu fabrikanın kapısına kilit vurdururlar. Ki biz, sendika olarak böyle bir kararın içinde asla olmayacağız." ifadesi ise, sendikanın işçilerin üretmeme hakkını kullanması durumunda bile fabrikanın kapanmasını desteklemeyeceği yönündeki kesin tavrını ortaya koyuyor.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İlgili Haberler
Havacılıkta Kritik Zirve: Hava İş Sendikası TİS Öncesi Yol Haritasını Belirledi!
Hava İş Sendikası, THY ile başlayacak yeni dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) öncesi stratejisini belirledi. Genişletilmiş Temsilciler Toplantısı'nda masadaki talepler ve kırmızı çizgiler masaya yatırıldı.
Birleşik Metal-İş’ten Mess’e Karşı Birlik Çağrısı: Tis Gündemiyle Kritik Komisyon Toplantısı Yapıldı
Birleşik Metal-İş Sendikası, MESS Grup TİS görüşmeleri öncesinde Merkez TİS Komisyonu'nu toplayarak yol haritasını belirledi. Genel Yönetim Kurulu, şube yöneticileri ve tüm MESS işyerlerinden temsilcilerin katıldığı kritik zirvede, ücret zammı ve hak mücadelesi değerlendirildi.
Petrol-İş'ten Kritik 25 Kasım Çağrısı: "Şiddet ve Tacize Karşı Her İşyerine Sendika! ILO 190 Onaylansın!"
Petrol-İş Sendikası, 25 Kasım vesilesiyle yayımladığı bildiride ILO 190 Sayılı Sözleşme’nin derhal onaylanmasını istedi. Çalışma yaşamında şiddet ve cinsel taciz oranlarına dikkat çekilerek, sendikal örgütlülüğün güvenli işyeri için tek teminat olduğu vurgulandı.