KESK'ten Giyim Yardımı Gaspına Sert Tepki: "Tasarruf Bahanesiyle Haklarımız Çalınamaz!''
KESK, 28 Mayıs 2025'te ÇSGB önünde giyim yardımının gasp edilmesini protesto etti. Eş Genel Başkan Ahmet Karagöz, tasarruf tedbirlerini ve Sayıştay kararını eleştirerek, 8. Dönem TİS'te haklı taleplerin mücadelesini vereceklerini belirtti.

ANKARA – 28 Mayıs 2025 Çarşamba günü, kamu emekçilerinin çatı örgütü KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) önünde kritik bir basın açıklaması gerçekleştirdi. KESK’e bağlı ESM (Enerji, Sanayi ve Madencilik Hizmetleri Kolu Kamu Emekçileri Sendikası), BTS (Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası) ve Tarım Orkam Sen sendikalarının da destek verdiği eylemde, kamu emekçilerinin giyim yardımı hakkının tasarruf tedbirleri gerekçesiyle gasp edilmesine ve Sayıştay kararıyla geçmiş ödemelerin faiziyle geri istenmesine sert tepki gösterildi.
Basın açıklamasına KESK Eş Genel Başkanları Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz ile birlikte KESK ve bağlı işkollarının Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri de katıldı. Eylem, yaklaşan 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri öncesinde, kamu emekçilerinin hak kayıplarına karşı kararlılık mesajı verme amacı taşıdı.
"İktidarın Programı Çalışıyor Ama Milyonlar Aç!"
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, basın açıklamasında yaptığı konuşmada, sözlerine "1 Ağustos'ta başlayacak olan TİS sürecinin ilk eylemini gerçekleştiriyor, geçinemiyoruz diyen milyonların sesi olmaya devam ediyoruz!" diyerek başladı. Konuşmasında iktidarın ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomi programının çalıştığını ancak bunun "milyonların açlığını, yoksulluğunu, fakirliğini daha da derinleştirdiğini" vurguladı. Karagöz, "Milyonlar aç, milyonlar yoksul!" ifadeleriyle ekonomik tablonun vahametine dikkat çekti.
Karagöz, giyim yardımına göz dikilmesinin, iktidarın "emeğin haklarını gasp eden neoliberal politikalarının" son örneği olduğunu belirtti.
Giyim Yardımı Gasabı ve Sayıştay Kararı: "Hukuksuz Rücu Kabul Edilemez!"
Basın açıklamasının odak noktasında, Sayıştay'ın son kararı yer aldı. Bu karara göre, başta DSİ olmak üzere birçok kurumda fiilen yapılan giyim yardımı ödemelerinin hukuka aykırı olduğu ve bu ödemelerin yalnızca Teknik Hizmetler Sınıfına ve TİS hükümlerine uygun şekilde, ayni olarak yapılması gerektiği belirtildi. Bu kararın, geçmişte yapılan giyim yardımı ödemelerinin kamu emekçilerinden faiziyle birlikte geri alınmasının önünü açtığını belirten Karagöz, bunun asla kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Karagöz, bu ödemelerin kamu emekçilerinin kusurundan kaynaklanmadığını, yerleşik içtihatlara göre 60 gün içerisinde rücu edilmediği takdirde hukuken tahsilinin mümkün olmadığını hatırlattı. KESK olarak bu "hukuksuz rücu girişimlerine karşı duracaklarını ve çalışanların haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceklerini" kamuoyuyla paylaştılar.
"Yandaş Sendika Rüşvet Aracı Haline Getirdi, Bedelini Kamu Emekçisi Ödemeyecek!"
KESK, mevcut TİS hükümlerinde yer alan Koruyucu Giyim Yardımının, Uluslararası Anlaşmalar ve İş Sağlığı Güvenliği Mevzuatı gereğince KİT’lerde çalışan teknik personele verilmek zorunda olduğunu belirtti. Ancak yandaş sendika Memur-Sen'i eleştiren Karagöz, "Memur-Sen, bu hakkı sanki kendi kazanımıymış gibi lanse etmekte, daha da kötüsü bu yardımı kurum yöneticileri ile birlikte keyfi biçimde dağıtarak, adeta bir 'rüşvet' aracı haline getirmektedir" dedi.
Bu hukuksuz uygulamanın bedelinin kamu emekçilerine yüklenmek istenmesine sert çıkan Karagöz, "Bu durum asla kabul edilemez! Bu ödemelerin muhatabı; TİS’e imza atan yandaş konfederasyon Memur-Sen’in yöneticileri ve kurumların yöneticileridir. Bedel ödemesi gerekenler kamu emekçileri değil, bu hatalı uygulamalara imza atanlardır" diyerek sorumluların kimler olduğunu açıkça belirtti.
8. Dönem TİS Süreci ve KESK'in Kırmızı Çizgileri
Yaklaşan 8. Dönem TİS sürecine dikkat çeken KESK, fiilen yıllardır uygulanan ve kazanılmış hak haline gelen "Giyim Yardımı"nın, tüm kamu çalışanlarını kapsayacak ve günümüz ekonomik şartlarına uygun biçimde TİS’e dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, teknik hizmetler sınıfı personeline ödenmesi gereken koruyucu giyim yardımının yandaş konfederasyonlarca engellenmesine son verilmesini ve kurum yöneticilerinin gecikmeden bu ödemeleri yapmasını talep etti.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı içtihat kararına göre çek, kupon gibi yöntemlerle değil, ayni olarak yapılması gereken bu yardımın derhal ödenmesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca, koruyucu giyim yardımı sağlanmadan tehlikeli ve zorlu arazi koşullarında çalışmaya zorlanan personelin yaşayacağı iş kazalarından kurum idarelerinin sorumlu olacağı uyarısı yapıldı.
Mehmet Şimşek'in Programı İflas Etti: "Krizin Faturası Emekçiye Kesiliyor!"
Karagöz, Mehmet Şimşek’in ekonomik programı çerçevesinde uygulanan politikaların "iflas ettiğini" iddia etti. Giyim yardımı, servis hizmetlerinin kaldırılması, lojmanların satışı gibi bütçeye çok az yük getiren hakların hedef alınmasının, ekonomik krizin faturasının kamu emekçilerine kesildiğini gösterdiğini ifade etti. TÜİK’in "sahte enflasyon verilerine" rağmen artan bütçe açığının kapatılamadığını, sarayın ise şatafat ve lüksten vazgeçmediğini belirtti. Bu nedenle tüm kamu emekçilerini mücadeleyi büyütmeye çağırdı.
Ağustos ayında başlayacak ve 2026-2027 yıllarını kapsayacak TİS görüşmelerinin "etkisiz ve yandaş sendikalara bırakılamayacak kadar önemli" olduğunu vurgulayan KESK, yandaş sendikaların emekçilerin hakkını savunmak bir yana, imza attıkları sözleşmelerin Anayasa’ya, yasalara ve kamu yararına uygun olup olmadığını bile anlayamayacak durumda olduklarını savundu.
KESK olarak temel taleplerini ise şöyle sıraladı:
- 4688 Sayılı Sendikalar Kanunu bir an önce değiştirilmelidir.
- Grev hakkı içeren gerçek bir Toplu Sözleşme süreci tesis edilmelidir.
- Yoksulluk sınırı üzerinde ücret, güvenceli istihdam ve demokratik bir çalışma yaşamı sağlanmalıdır.
- Kamu hizmetleri halktan yana olmalı, temel gelir güvencesi sağlanmalıdır.
- Vergide adalet sağlanmalı, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmalıdır.
- Kamu çalışanların maaşını oluşturan ek ve yan ödemeler temel ücrete dahil edilmelidir.
Ahmet Karagöz, açıklamasını "Emeğin haklarını savunmak ve insanca bir yaşam için alanlarda olmaya devam edeceğiz! Hep birlikte daha güçlü, daha adil bir gelecek için mücadelemizi sürdüreceğiz! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, Yaşasın KESK" sözleriyle sonlandırdı.
İlgili Haberler
EylemlerAğaç A.Ş. işçilerinin direnişi 23. gününde: Güvenlik soruşturması bahanesiyle yapılan kıyıma son verin
İBB iştiraki Ağaç AŞ’de güvenlik soruşturması bahanesiyle işten çıkarılan işçilerin direnişi 23. gününde. Sendikalar ve siyasi partilerden destek büyürken, “Hukuksuzluğa son verilsin, işçiler amasız fakatsız işe iade edilsin” çağrısı yapıldı.
SendikaBirleşik Kamu-İş'ten Demokrasiye Müdahale Tepkisi: "Seçme ve Seçilme Hakkının Gaspına Seyirci Kalmayız!"
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na kayyım atanmasını ve sonrasındaki engellemeleri kınadı. Konfederasyon, seçme ve seçilme hakkı da dahil olmak üzere temel hakların gasp edildiğini belirterek, Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkma çağrısı yaptı.
EkonomiEvde Bakım Yardımı Ödemeleri Hak Sahiplerinin Hesabına Aktarıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, temmuz ayı Evde Bakım Yardımı ödemelerinin toplam 5,3 milyar lira olarak hak sahiplerinin hesaplarına yatırıldığını açıkladı. Yardım miktarının ağustos ayında 11 bin 702 liraya yükseleceği duyuruldu.