DİSK/Genel-İş Raporu Açıkladı: Türkiye, Avrupa’da Gelir Eşitsizliğinde Zirvede! Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında Kaldı!
DİSK/Genel-İş emar'ın raporuna göre Türkiye, %0,461 Gini katsayısı ile Avrupa'nın en yüksek gelir eşitsizliğine sahip. Raporda, her 10 kişiden 2'sinin yoksul olduğu, asgari ücretin (22.104 TL) açlık sınırının (26.149 TL) altında kaldığı ve en zengin %20'nin en yoksulun 9 katı gelir elde ettiği belirtildi.
ANKARA – Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi (emar), Türkiye’deki ekonomik krizin emekçi sınıflar üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seren kapsamlı bir “Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu” yayımladı. Rapora göre, Türkiye gelir eşitsizliği oranında Avrupa ülkeleri içinde en yüksek seviyeye ulaşırken, her 10 kişiden 2'sinin yoksul olduğu ve asgari ücretin temel gıda harcamalarını dahi karşılayamadığı ortaya çıktı.
Avrupa Lideri: En Zengin Yüzde 20, En Yoksulun 9 Katı Kazanıyor!
DİSK/Genel-İş raporu, Türkiye’deki gelir dağılımı adaletsizliğinin rekor seviyeye ulaştığını istatistiklerle ortaya koydu.
-
Gini Katsayısı Rekoru: Türkiye’nin Gini katsayısı 0,461 olarak belirlendi. Bu oran, Avrupa Birliği ülkelerinin ortalaması olan 0,344’ün çok üzerinde olup, Türkiye’yi gelir eşitsizliğinde Avrupa’nın birincisi yapıyor.
-
Servet Uçurumu (S80/S20): Rapora göre, Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik grup, en yoksul yüzde 20’lik grubun gelirinin yaklaşık 9 katını elde etmektedir (S80/S20 oranı: 9,06). Bu fark, Avrupa Birliği ortalamasının (4,66) neredeyse iki katıdır ve zengin ile yoksul arasındaki makasın dramatik bir şekilde açıldığını gösteriyor.
Her 10 Kişiden 2’si Yoksul: Çalışanlar Bile Geçinemiyor
Raporda, yüksek enflasyon ve TL'nin değer kaybının en ağır faturasının emekçilere kesildiği vurgulandı.
-
Kitlesel Yoksulluk: TÜİK verilerine dayanan rapora göre Türkiye’de en az 17 milyon 821 yurttaş en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda. Yoksulluk oranı yüzde 21,2’ye yükselirken, yoksulluk sınırı 2024 yılında 81 bin 742 TL’ye fırlamış durumda.
-
Çalışan Yoksulluğu (Working Poor): Ülkedeki en önemli sorunlardan biri olan çalışan yoksulluğu oranı yüzde 10,7 olarak tespit edildi. Bu, milyonlarca yurttaşın bir işte çalıştığı halde ailesini geçindirecek insanca bir ücrete sahip olamadığı anlamına geliyor.
Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında: Çocuklar Risk Altında
Raporda, 2025 yılının Ağustos ayı verileri kullanılarak ücretlerin alım gücündeki dramatik erime gözler önüne serildi.
-
Açlık Sınırı Krizi: Ağustos 2025 verilerine göre açlık sınırı 26 bin 149 TL iken, milyonların geliri olan asgari ücret ise yalnızca 22 bin 104 TL seviyesinde kaldı. Asgari ücret, bir çalışanın ailesini değil, kendisini bile sağlıklı bir şekilde beslemesine yetmiyor.
-
Çocuk Yoksulluğu Alarmı: Geleceğin teminatı olan çocuklar en büyük riski taşıyor. 2024 yılında 18 yaşından küçük çocukların %38,9’u yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunuyor.
Her 10 Kişiden 6’sı Borçlu, Harcamalar İki Katına Çıktı
Ekonomik krizin yarattığı bir diğer önemli sonuç ise hane halkının borçluluk oranı ve tüketim harcamalarındaki zorunlu artış oldu.
-
Yaygın Borçluluk: Konut hariç giderler nedeniyle, kurumsal olmayan nüfusun %60,9’u borçlu hale gelmiş durumda. Bu, her 10 kişiden 6’sının borçlu olduğu anlamına geliyor.
-
Tüketim Harcamaları Fırladı: Hanehalkı kişi başı aylık ortalama tüketim harcaması, yüksek enflasyonun etkisiyle bir yılda neredeyse iki katına çıkarak 24 bin 383 TL'den 45 bin 344 TL'ye ulaştı. Bu artışta konut ve kira harcamalarının payı %26’ya yükselerek bütçenin en büyük kalemini oluşturdu.
DİSK/Genel-İş’ten Talep: Ücretler Dört Kişilik Aileye Göre Belirlensin!
DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi, yoksulluk ve eşitsizliğin son bulması için acil talepleri sıraladı:
-
Ekonomi Politikalarında Değişim: Krizin faturasını halka yükleyen ekonomi politikalarından derhal vazgeçilmelidir.
-
Ücret ve Vergide Adalet: Gelir dağılımındaki eşitsizlik son bulmalı, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması ilkesine geçilmelidir.
-
İnsanca Yaşam Ücreti: Asgari ücret ve tüm ücret düzeyleri insan onuruna yaraşır düzeye çekilmelidir. Asgari ücret hesaplaması, bir kişinin değil, en az 4 kişilik bir ailenin giderleri üzerinden yapılmalıdır.
-
Temel Gelir Güvencesi: Herkes için temel bir gelir güvencesi sağlanmalı ve barınma, eğitim, sağlık gibi kamusal haklar nitelikli ve parasız olmalıdır.
Raporda ayrıca, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içerisinde sermayenin payının (%43,1) hâlâ emeğin payından (%37) daha yüksek olduğu, bu durumun gelir adaletsizliğinin temel kaynağı olmaya devam ettiği belirtildi.
İlgili Haberler
SendikaBirleşik Kamu-İş: Açlık ve Yoksulluk Sınırı Zirvede, TÜİK Gerçekleri Saklıyor
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Temmuz 2025 açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Açlık sınırı 27 bin 670 TL, yoksulluk sınırı 85 bin 344 TL’ye çıktı. TÜİK verileri tartışma yarattı.
GündemMaaşlar yoksulluk sınırının altında | CHP’li Gürer: 3600 ek gösterge tüm memurları kapsamalı
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de yaptığı konuşmada memurların enflasyon karşısında gelir kaybı yaşadığını söyledi. Gürer, 3600 ek göstergenin birinci dereceye gelen tüm memurlara verilmesini istedi.
SendikaVahim Tablo: 2026 Asgari Ücreti Daha Cebe Girmeden Açlık Sınırının Altında Kaldı!
TÜRK-İŞ Aralık 2025 açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı. 2026 yılı için belirlenen 28.075 TL asgari ücret, 30.143 TL olan açlık sınırının altında kaldı. Yoksulluk sınırı 98 bin TL’yi aşarken, mutfak enflasyonu yıllık %43'e dayandı. İşte milyonları bekleyen geçim kıskacının detayları.