Birleşik Kamu-İş'ten Sert Çıkış: "İmralı Dayatmasını ve Öcalan'ın Meşrulaştırılma Çabasını Reddediyoruz!"
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, İmralı’ya yönelik olası ziyaretler üzerinden yürütülen kapalı kapılar ardındaki sürece sert tepki gösterdi. Konfederasyon, Cumhuriyetin kurucu değerlerini tartışmaya açan ve Öcalan'ı meşru muhatap haline getirme çabasını reddettiğini açıkladı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu, Türkiye’nin iç ve dış siyasetini doğrudan etkileyecek kritik bir sürecin, toplumun bilgisi ve denetimi dışında, kapalı kapılar ardında yürütülmesini büyük bir kaygıyla takip ettiklerini duyurdu. Konfederasyon, “İmralı Dayatmasını Reddediyoruz” başlığıyla yayınladığı sert açıklamada, ülkenin temel değerlerini tartışmaya açan ve süreci şeffaflıktan uzak tutan yaklaşımları kesin bir dille kınadı.
Daha Ağustos ayında laiklikten bağımsızlığa, eşitlikten kardeşliğe uzanan Cumhuriyet ilkelerini tartışmaya açan bir çerçevenin, herhangi bir toplumsal meşruiyet yaratılmadan bir komisyona havale edildiği hatırlatılan açıklamada, aradan geçen zamanda komisyonun somut bir gündem oluşturmaması ve kamuoyunu bilgilendirmemesi eleştirildi. Bu sessizliğin, kamu vicdanında derin bir belirsizlik yarattığının altı çizildi.
🤝 Bölgesel Aktör Olma Çabası: Emperyalist Siyasete Hizmet Eden Senaryo
Konfederasyon, aynı başlığın bu kez İmralı’ya yönelik olası bir ziyaret üzerinden yeniden gündeme getirilmesini tehlikeli bulduğunu belirtti. Açıklamada, siyasi aktörlerin kararsız, dağınık ve çelişkili tutumlarının sürecin ikna edicilikten uzak olduğunu gösterdiği ifade edildi.
Birleşik Kamu-İş’e göre, atılan adımlar Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) yeni aşamalarıyla örtüşüyor ve Abdullah Öcalan’ın emperyalist siyasete hizmet eden bölgesel bir aktör haline getirilmesi senaryosu işleniyor.
Açıklamada, Cumhur İttifakı bileşenlerinin düne kadar "terörist elebaşı" olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan’a yönelik tutumundaki keskin dönüşe dikkat çekildi. İttifakın, bir taraftan "umut hakkı" kavramıyla özgürlüğün yolunu açarken, diğer yandan sistematik olarak "Kurucu Önder" tanımlamasıyla onu devletin meşru muhatabı haline getirmeye çalıştığı vurgulandı.
🇹🇷 Lozan ve Kurucu Değerler Tehlikede: Barış Değil, Kırılma Riski
Konfederasyon, etnik, mezhepsel ya da kimlik temelli projelere kapı aralayan, ülkenin varlığını ve kurucu değerlerini tartışmaya açan her yaklaşımın, barışa değil yeni kırılmalara ve daha derin çatışma risklerine zemin hazırlayacağı uyarısında bulundu.
"Cumhuriyetin kazanımlarını aşındıran ya da Lozan’ın kurduğu barış düzenini tartışmaya açan girişimler, toplumun geniş kesimlerinde haklı bir endişe yaratmaktadır. Bölgesel güçlerin ve uluslararası aktörlerin hesaplarıyla uyumlu adımlar, gerçek anlamda silahları susturmaz; tersine ülkeyi daha büyük gerilimlerin içine sürükler."
⚖️ Barış, Demokrasinin Katilleriyle Tesis Edilemez
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, köklü bir emek ve demokrasi örgütü olarak demokrasinin, onu katledenlerin eliyle tesis edilemeyeceği ve barışın da çatışmadan beslenenlerce sağlanmayacağı ilkesini benimsediğini yineledi.
Seçilmiş belediye başkanları, siyasetçiler, aydınlar ve gazeteciler hapsedilirken, toplumun aydınlık kesimine gözdağı verilmeye çalışılan bir ortamda, bir terörist başının “Benimle görüşmezseniz sonrası cehennem” diyerek gözdağı vermesinin ardından barış havarisi kıyafeti dikmeye çalışmanın beyhude olduğu belirtildi.
Açıklamada, TBMM kurumsal kimliğinin halkın oylarıyla seçilmiş milletvekilleri aracılığıyla terör örgütü liderinin ayağına götürülmesinin tarihsel bir hata olduğu net bir şekilde ifade edildi. Konfederasyon, kritik davalarda dahi teknolojik imkanlar kullanılırken, “güle oynaya İmralı feribotuna binmenin, vahim ve hiç unutulmayacak bir hataya imza atmak” anlamına geldiğini vurguladı.
Birleşik Kamu-İş, barışın ancak toplumsal adaletle ve demokratik hukukla kurulabileceğini savunarak, TBMM'nin İmralı'ya gitmesinin tek sonucunun, PKK ile liderinin devletle eşit koşullarda müzakere gücüne sahip meşru bir muhatap haline getirilmesi olacağını ve bu tablonun hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu kamuoyuna duyurdu.
İlgili Haberler
SendikaTürkiye-AB Karma İstişare Komitesi’nden Netanyahu’ya Ortak Tepki: "Mesnetsiz Suçlamaları Bütünüyle Reddediyoruz"
AB-KİK üyesi 8 sivil toplum ve meslek örgütü, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkındaki açıklamalarını sert bir bildiriyle kınadı.
EylemlerKesk'ten Çankaya Belediyesi Operasyonuna Sert Protesto: Seçme ve Seçilme Hakkımıza Yönelik Bu Müdahaleyi Reddediyoruz
KESK, Çankaya Belediyesi'ne yönelik düzenlenen yargı operasyonuna karşı sokaktaydı. KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, "Bu antidemokratik kayyum ve müdahale düzenine karşı daha geniş bir cepheyle mücadele edeceğiz" dedi.
Türk Metal’den MESS’e Sert Rest: "Enflasyon Altı Zam Teklifini Reddediyoruz!"
Türk Metal Sendikası ile MESS arasındaki TİS görüşmelerinde uyuşmazlık derinleşiyor. MESS'in %10'luk zam teklifine metal işçilerinden alkışlı ve sloganlı protesto! İşte uyuşmazlığın tüm detayları