Birleşik Kamu-İş'ten İsrail Saldırganlığına Şiddetli Kınama
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, İsrail'in İran'a saldırısını "BOP projesinin yeni evresi" olarak kınadı. Açıklamada AKP hükümetinin tutumu eleştirilip, Ortadoğu ülkeleri akıl ve bilim önderliğinde birleşmeye çağrıldı.

ANKARA – Türkiye'nin önemli emek örgütlerinden Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Ortadoğu'da tırmanan gerilimi ve İsrail'in İran'a yönelik son saldırısını sert bir bildiriyle kınadı. Konfederasyon, 14 Haziran 2025 tarihinde yayımladığı Merkez Yönetim Kurulu açıklamasında, bu saldırganlığı "ABD önderliğinde, İsrail'in tetikçiliğinde Ortadoğu'yu yıllardır kan ve gözyaşına boğan Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) yeni bir aşaması" olarak değerlendirdi.
"Domino Etkisiyle Bölgeyi Ateşe Sürükleyen Emperyalist Plan"
Birleşik Kamu-İş'in açıklaması, 13 Haziran 2025 Cuma günü sabaha karşı İran'a yönelik başlatılan saldırının, BOP projesinin bir sonraki "domino taşı"nı hedef aldığını belirtti. Konfederasyon, bu projenin 11 Eylül 2001'deki sözde saldırıyla başladığını ve bugüne kadar Afganistan, Irak, Libya ve Suriye gibi ülkeleri paramparça ettiğini vurguladı. Açıklamada, bazı ülkelerde ise "demokrasi maskesi" altında işbirlikçi rejimlerin inşa edilerek kukla yöneticilerin atandığına dikkat çekildi.
Gelinen noktada küresel emperyalizmin bölge ülkelerine "silah zoruyla 'ya gönüllü ya zorunlu' teslimiyet" dayattığının altını çizen Birleşik Kamu-İş, küresel sermayenin bu türden dayatmalarını asla kabul etmeyeceklerini bir kez daha ilan etti.
"Ilımlı İslam Politikası ve Ortadoğu'nun Orta Çağ Karanlığına Sürüklenişi"
Açıklamada, 2. Dünya Savaşı sonrası Batı Kapitalizmi tarafından Ortadoğu'ya dayatılan "ılımlı İslam" politikasının bölge ülkelerini Orta Çağ karanlığına sürüklediği yönündeki eleştiri derinleştirildi. Bu politikanın, akıl ve bilimden giderek uzaklaşmaya, monarşik/oligarşik baskıcı rejimler aracılığıyla antidemokratik sistemler üzerinden toplumsal ilerlemenin engellenmesine neden olduğu belirtildi. Sonuç olarak, bu ülkelerin "üretemeyen" ve "düşünemeyen" çağdışı yapılara dönüştüğü ifade edildi.
Birleşik Kamu-İş, Batılı emperyalistlerin güdümündeki "saray soytarıları" tarafından bilinçli ve planlı olarak geri bırakılan, demokrasinin, liyakat ve adaletin işlemediği bu ülkelerin iç ve dış tehditlere karşı başarılı olmasının beklenemeyeceğini de ekledi. Bu ifadeler, konfederasyonun bölge yönetimlerine ve dış güçlerin etkisine dair sert eleştirel duruşunu yansıtıyor.
"AKP İktidarının Riyakarlığı ve Çözüm Yolu: Atatürkçü Tam Bağımsızlık"
Konfederasyon, Türkiye'nin bu süreçteki duruşuna yönelik "tarihe geçecek bir riyakârlık" eleştirisini getirdi. AKP iktidarının İsrail-ABD saldırganlığına karşı "itiraz ediyormuş gibi" yapıp sessiz kalmasını, hatta iç kamuoyuna karşı İsrail zulmünü kınarken "el altından desteğini sürdürmesini" ikiyüzlü bir tutum olarak değerlendirdi. Bu politikanın hem Türkiye'nin güvenliği hem de bölgedeki kalıcı barışın esenliği için yanlış olduğu vurgulandı.
Birleşik Kamu-İş, çözüm yolunun net olduğunu savundu: "Atatürk’ün önderliğinde Türk milleti tarafından ilk kez Kurtuluş Savaşı’nda mağlup edilen sömürgeci ve parçalayıcı ittifakın tekrar yenilmesi için Ortadoğu ülkelerinin akıl ve bilim önderliğinde işbirlikçi ve şeriatçı rejimlerden kurtularak kendi geleceklerine el koymaları gerekmektedir." Bu çağrı, emperyalizme karşı tam bağımsızlık ve çağdaşlaşma ekseninde bir bölgesel uyanışı hedefliyor.
Uluslararası Çağrı: "Yurtta Barış, Dünyada Barış İlkesiyle Birleşme Vakti"
Açıklamanın sonunda Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi doğrultusunda her türlü saldırganlığa karşı olduklarını, ülkelerin egemenlik hakkı ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini yineledi. Netanyahu yönetimindeki İsrail devletinin uyguladığı "terörist tutumu ve yayılmacı politikalarını" kabul etmediklerini dünya kamuoyuna bildiren konfederasyon, tüm ülkeleri İsrail-ABD saldırganlığına karşı birleşmeye davet etti.
Bu sert açıklama, Birleşik Kamu-İş'in Ortadoğu'daki jeopolitik gelişmelere, emperyalist müdahalelere ve Türkiye'nin dış politikasına yönelik keskin eleştirel bakış açısını bir kez daha gözler önüne serdi.
İlgili Haberler
Türkiye Kamu-Sen'den İsrail'in Sumud Filosu'na Saldırısına Sert Kınama: "Uluslararası Hukukun Açık İhlali!"
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, İsrail'in Gazze'ye yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na saldırısını sert kınadı. "Uluslararası hukukun açık ihlali" dediği saldırı sonrası, İsrail'in soykırım yapan bir devlet olarak kabul edileceğini ve yaptırımlarla karşılaşacağını belirtti. Konfederasyon, Filistin halkının yanında olduğunu duyurdu.
GündemKonya'da şiddetli rüzgar araçlara ve binalara zarar verdi
Konya'nın Seydişehir ve Ahırlı ilçelerinde şiddetli rüzgar, bazı binaların çatısında hasara neden oldu; devrilen ağaçlar trafiği aksattı.
HAK-İŞ Öncülüğünde İstanbul'da "Özgürlüğe Yürüyüş": Mahmut Arslan'dan ABD ve İsrail'e "Uluslararası Ceza Mahkemesi" Çağrısı!
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, İstanbul'da yüzbinlerin katıldığı "Özgürlüğe Yürüyüş"te konuştu. Arslan, İsrail zulmünün durması için direnişin süreceğini, Netenyahu'nun Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasını ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasını talep etti.