Birleşik Kamu-İş'ten Bakan Işıkhan Hakkında Suç Duyurusu
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan hakkında, yasal zorunluluğa rağmen KPDK toplantısını yapmadığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Diğer sendikaları da eleştiren Konfederasyon, kamu emekçisi haklarının takipçisi olacaklarını belirtti.

ANKARA – 28 Mayıs 2025 Çarşamba günü, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan hakkında, Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısını yasal zorunluluğa rağmen yapmadığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Konfederasyon, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na aykırı davranıldığını belirterek, hükümetin kamu emekçilerinin haklarını göz ardı ettiğini ve diğer yetkili sendikaların bu duruma sessiz kalmasını kınadı. Birleşik Kamu-İş, "Emekçinin onurunu ve kanun hükümlerini ayaklar altına alan" bu tutuma karşı mücadele edeceklerini vurguladı.
Kamu emekçileri sendikacılığında uzun süredir tartışma konusu olan KPDK toplantılarının akıbeti, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun sert tepkisiyle yeniden gündeme geldi. 4688 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca her yıl Kasım ve Mart aylarında yapılması zorunlu olan KPDK'nın Mart 2025 toplantısının gerçekleştirilmemesi, Konfederasyonu yasal yollara başvurmaya itti.
KPDK Neden Önemli? Bakanlık Yanıtı ve Beklentiler
Basın açıklamasında, KPDK'nın temel görevinin kamu personel mevzuatının ve kamu yönetimi uygulamalarının değerlendirilmesi, sistemin daha iyi işleyen bir yapıya kavuşturulması için ortak çalışmalar yapmak olduğu hatırlatıldı. Özellikle 7. Dönem Toplu Sözleşme masasında çözüme kavuşmayan pek çok talebin, KPDK bünyesinde oluşturulan alt komisyon toplantılarında karara ve uygulamaya dönüşmesi açısından bu toplantıların kritik önemi bulunuyor. Mart 2025 KPDK toplantısının, Ağustos ayında başlayacak olan 8. Dönem Toplu Sözleşme öncesindeki son toplantı olması ise önemini daha da artırıyor.
Birleşik Kamu-İş, 3600 ek gösterge, disiplin cezalarına af, mülakatın kaldırılması, doğum sonrası izinler, kreş hakkı, emeklilere seyyanen zammın yansıtılması, üniversite idari personeline tayin hakkı gibi kamu emekçilerinin uzun süredir sonuçlanmasını beklediği önemli taleplerin bu toplantıda ele alınmasını umuyordu. Konfederasyon, toplantının neden yapılmadığına dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan yazılı bilgi talep etti. Bakanlık, yanıtında toplantının "yapılmadığını ikrar etmiştir."
"Hükümetin Genel Tavrı Memurun Ezilmesi Yönündedir!"
Birleşik Kamu-İş, Bakanlığın bu tutumunu "hükümetin memurun mesleki beklentilerini karşılayacak ek hakları vermek istememesinin açık bir göstergesi" olarak yorumladı. Açıklamada, "Buna şaşırmıyoruz çünkü hükümetin genel tavrı, memurun ezilmesi yönündedir" ifadeleriyle iktidarın kamu çalışanlarına yönelik politikasını eleştirdi.
Ancak Birleşik Kamu-İş'in eleştiri okları sadece hükümete değil, diğer iki büyük sendika konfederasyonuna da yöneldi. Açıklamada, "Burada asıl sorun; KPDK’nın Birleşik Kamu-İş dışındaki diğer iki paydaşı olan MEMUR-SEN ve KAMU-SEN’in bu toplantının yapılmamasına karşı tepkisiz kalmalarıdır" denilerek, yetkili sendikaların sorumluluklarını yerine getirmemesi sorgulandı. Birleşik Kamu-İş, bu konfederasyonlardan "memurları ekonomik ve çalışma yaşamında bir nebze olsun rahatlatabilecek kendi taleplerinin takibini neden yapmadıklarını başta üyeleri olmak üzere tüm kamu çalışanlarına açıklama yapmaları" çağrısında bulundu.
"Kanunsuzluğa Göz Yummuyoruz: Suç Duyurusunda Bulunduk!"
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, 4688 sayılı Kanun’a rağmen KPDK Mart toplantısının yapılmamasını "kanunsuzluk" olarak nitelendirdi ve bu durumu görmezden gelmeyeceklerini belirtti. "Türkiye Cumhuriyeti yasalarına herkes uymak zorundadır!" vurgusu yapıldı.
Konfederasyon, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin yapılacağı yıl KPDK toplantısının yapılmaması ile ortaya konan bu sorumsuzluğu "şiddetle kınadı." Açıklamada, Bakanlığın bu toplantıyı yapmayarak "emekçilerin sorunlarını ciddiye almadığını açıkça ortaya koyduğu" ifade edildi.
Birleşik Kamu-İş, toplu sözleşme süreçlerinde memurların gerçek ihtiyaç ve taleplerini masada savunamayan ve hükümete karşı mücadele gereklerini yerine getirmeyen "yetkili konfederasyonların etkisiz tiyatro gösterisinden cesaret alan iktidarın, emekçiyi ciddiye almayan bu hukuk tanımaz tavrını yadırgamadıklarını" belirtti.
Açıklamanın en çarpıcı kısmı ise suç duyurusu oldu: "Birleşik Kamu-İş, yıllardır oynanan, yetkili ama etkisiz toplu sözleşme süreçlerinin seyircisi olmayacaktır. Emekçinin hakkı olan kazanımların çıkmaması için toplantıyı yapamayan, emekçinin onurunu ve kanun hükümlerini ayaklar altına alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduk."
Suç duyurusunun, kamu emekçilerinin hak arama mücadelesinde yeni bir safhayı başlattığı ve önümüzdeki dönemde yargı sürecinin yakından takip edileceği öngörülüyor.
İlgili Haberler
İşçiMaden işçilerinden banka promosyonu eylemi: GMİS banka hakkında suç duyurusunda bulundu
TTK'ye bağlı maden işçileri, banka promosyonlarının zamanında ödenmemesi ve gruplu işçilere yönelik eksik ödeme yapılacak olmasına tepki göstererek eylem yaptı.
GrevlerDİGEL işçilerinin direnişi 355’inci gününde: Ulaş Karasu’dan Bakan Işıkhan’a çağrı
İzmir Ege Serbest Bölge’de hakları için 355 gündür direnen DIGEL Tekstil işçilerini ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Bakan Vedat Işıkhan’a seslendi: “Gelin, işçiler nasıl mağdur ediliyor, dinleyin.”
2026 Asgari Ücret Belli Oldu! Bakan Işıkhan Rakamı Duyurdu: İşte Yeni Net Maaş
Milyonların beklediği 2026 asgari ücret rakamı netleşti! Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan, yeni net asgari ücreti ve işveren desteğini açıkladı. İşte 28 bin 75 TL'lik yeni rakamın detayları.