Basın-İş İzmir Şubesinde 1 Mayıs hazırlığı: 'Eksiksiz katılımla ve ailelerimizle alanda olacağız'
1 Mayıs hazırlıklarını sürdüren Basın-İş İzmir Şubesi iş yeri temsilcileri, aileleriyle birlikte yüksek katılım hedeflediklerini belirterek ücret artışı, vergi adaleti ve sendikal hakların öncelikli talepleri olacağını vurguladı.

Basın-İş Sendikası İzmir Şubesi 1 Mayıs gündemi ile Temsilciler Kurulu Toplantısını gerçekleştirdi. Şube Başkanı İlhan Karabağ ve İş yeri Temsilcileri ile İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’a nasıl hazırlandıklarını ve savaştan okullardaki şiddete, Gülistan Doku davasından kayyumlara ülke gündemindeki konuları konuştuk.
Bir yandan da Basın-İş İzmir Şubesi’nde örgütlü bulunan Amcor iş yerinde TİS süreci devam ediyor. 200 dolayında sendikalı işçinin bulunduğu iş yerinde işçilerin yüzde 45 zam talebine karşılık, patronun teklifi yüzde 38. Anlaşma olmaz ise sendika 1 Mayıs öncesi iş yerine grev ilanı asmaya hazırlanıyor.
Etapak Ambalaj İş yeri Baş Temsilcisi Behçet Özkan her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs'ı sabırsızlıkla beklediğini belirterek, “Oğlum da dört gözle bekliyor. Katılımın yüksek olması için işçi arkadaşlarımızla konuşuyorduk zaten, bugünden sonra daha da ciddi konuşacağız. Yemek ve çay saatlerinde, servislere giriş çıkışlarda dile getireceğiz. Biz 80 kişiyiz. Hedefimiz bundan daha fazlasını yani dışarıdan da insan getirebilmek. Umarız ki bayram havasında geçer. Ama geçmişin de acılarını unutmadan o günü coşkulu bir şekilde yaşamak istiyoruz. Herkesi davet ediyoruz, aileleri ile birlikte katılmalarını söylüyoruz. Zaten bizde genelde herkes eşi ve çocuğu ile geliyor” dedi.
Yeni örgütlenen Korsini ilk kez iş yeri olarak katılacak
Tan İzmir Kâğıt Sanayi Baş Temsilcisi Mehmet Özer, işyerlerinde toplam 52 kişi olduklarını ve 1 Mayıs’a ilişkin sohbetlerini sürdürdüklerini dile getirerek, “Umuyorum o gün ailelerimizle birlikte meydanlarda bu güzel günü coşkuyla kutlayacağız” dedi.
Yeni örgütlenen Ege Serbest Bölgedeki Korsini İş yeri Baş Temsilcisi Özcan Kuyumcu da 260 üyelerinin bulunduğunu belirterek, “Ülkede içi boşaltılmış olan 1 Mayıs'ı tekrar eski şaşaalı günlerine getirmek için uğraşacağız. İş yeri olarak ilk defa katılacağız. Geçen yıl örgütlenme aşamasında idik 10 kişi kadar katılmıştık iş yerinden” dedi. 1 Mayıs’ın coşkulu geçeceğini düşünen Kuyumcu, “İş yerinde çalışmalarımızı başlattık. İşçi arkadaşlarımızla birebir diyaloğa giriyoruz. Örgütlenmenin en iyi yolu birebir yüz yüze görüşmek. Çay ve yemek molalarında, giyinme alanlarında 1 Mayıs'ın önemini, karşı tarafa vereceği mesajı iyice anlatmamız gerekiyor. Yoğun bir tempomuz var” dedi.
İşçilerin çoğunluğunun temkinli baktığını ve “Gidersek başımıza sıkıntı gelir mi” düşüncesinin de mevcut olduğunu dile getiren Kuyumcu, “Mevcut yönetim işçinin sesini kısmak için elinden gelen her şeyi yapıyor ve hepimizi fakirlikte birleştirmeye çalışıyor. Sendikalı olarak bunun önüne geçmeye çalışıyoruz. Örgütlenmenin önemi tam da burada başlıyor. Bunu iyi anlatmak lazım. Çalışmalarımızı buna uygun yürütmeye çalışıyoruz” dedi.
“Sözleşme taleplerimizi de dile getireceğiz”
Basın-İş İzmir Şube Mali Sekreteri ve Amcor Bastemsilcisi Süleyman Güloğlu, “1 Mayıs bizim için her zaman önemli ama bu dönem toplu sözleşme sürecimiz olduğu için ayrı bir önemi var. Grev sürecine girdik. Anlaşma olmaz ise grev ilanını asacağız. Hak, adalet talebimizle birlikte, sözleşme ile ilgili taleplerimizi de coşkulu şekilde göstereceğiz” dedi. Geçen yıl da eksiksiz bir şekilde katıldıklarını ifade eden Güloğlu, “Şu anda sesimizi çıkartabileceğimiz nadir yerlerden bir tanesi de 1 Mayıs” dedi.
1 Mayıs’ı bir tatil olarak görmediklerini kimsenin de böyle görmesini istemediklerini dile getiren Güloğlu, “O yüzden herkesi 1 Mayıs'ta eksiksiz bekliyoruz ve davet ediyoruz” dedi.
Basın İş İzmir Şube Başkanı İlhan Karabağ da bu yıl savaşların gölgesinde bir 1 Mayıs kutlayacaklarına dikkat çekerek “Ekonomik olarak zorlaştırdı bölgemizi. En çok da etkilenen işçi sınıfı. 1 Mayıs bu açıdan da daha önemli hale geldi. Kitlesel olarak katılacağız. Taleplerimizi coşkulu ve disiplinli bir şekilde haykıracağız. Hükümete olsun, işverenlere olsun taleplerimizi bildirmiş olacağız” dedi.
1 Mayıs çalışmaları kapsamında Temsilciler Kurulu toplantısını gerçekleştirdiklerini Türk İş’in hazırlamış olduğu afişleri işyerlerine asacaklarını dile getiren Karabağ, toplu sözleşme yürüttükleri beş iş yerinde yaklaşık 1000 üyelerinin bulunduğu bilgisini verdi.
“Ücretlere ve asgari ücrete zam öncelikli talebimiz”
Öncelikli taleplerinin ücretlere, asgari ücrete zam talebi olacağını ifade eden Karabağ, “Asgari ücrete gelen zamların otomatik olarak ücretlere yansıması gerekiyor. Vergi dilimleri sorunu, vergi adaletsizliği var. Sendikal hakların, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Toplu sözleşme yapmanın önünde engel olmaması gerekiyor. Sendikaya üye olanların işten atılmaması gerekir. Yasalarla bunların düzeltilmesi gerekiyor. Bunları talep edeceğiz. İş Sağlığı ve güvenliği kurallarının kayıtsız şartsız yerine getirilmesi, yapılmayan yerlerde de gerekli yaptırımların uygulanması gerekir” dedi.
Mevcut TİS'lerden kaynaklı hakların geriletilmemesi için de çaba harcamaları gerektiğini belirten Karabağ, “Emeklilik ile ilgili düzenleme yapılması lazım. Kadın cinayetlerinin engellenmesi lazım” diye ekledi.
Konu ülke gündeminde tartışılan konulara geldiğinde Etapak Temsilcisi Özkan, okullarda alınmayan güvenlik tedbirlerinin yıllardır çokça dile getirdikleri ama dikkate alınmadığını belirterek “Ülkenin geleceğinin tehdit edildiği bir durum aslında. Son yaşanan olaylar ne kadar ciddi olduğunu ortaya koydu. Burada asıl sorumluluk bu işin yürütücüsü olan hükümettedir. Hiçbir okulda güvenlik görevlisi yoktur. Bırakın güvenlik görevlisini temizlik görevlisi yoktur. Aidatlarla okullar döndürülmeye çalışılıyor. Ama, başka yerlere harcama yapılabiliyor” dedi. Bir ülke için eğitim sisteminin çok önemli olduğunu vurgulayan Özkan, “Bir Milli Eğitim Bakanımız var maalesef geriye götürmeye çalışıyor zihniyet olarak, hep geçmişi örnek veriyorlar. Biz geçmişi bıraktık geleceğe bakıyoruz. Eskiden okullar da toplum da böyle değildi, güvensizlik ortamı oluştu” dedi.
“Okulun önüne polisin dikilmesi sorunu çözmez”
Korsini temsilcisi Kuyumcu da iktidarın kendisi için tehdit gördüğü şeylere yoğunlaştığını dile getirerek, “Saldırıyı yapan çocuğun sosyal medyada paylaştığı şeyler onlar için önemli değil, onlar için önemli olan iktidarı eleştiriyor mu, eleştirmiyor mu” dedi.
Polislerin okulun önüne dikilmesinin sorunu çözmeyeceğine dikkat çeken Kuyumcu, “Toplumsal bir sorun var. Parasızlık tüm günahlara zemin yaratıyor. Eğitimin içeriğinin boşaltılması, annelerin babaların çocuğu ile yeteri kadar vakit geçirip o kültürü çocuklara yansıtamaması, içi boş, yoz bir yaşantının hüküm sürmesi bunlara zemin hazırlıyor” dedi.
En büyük kitleyi işçi sınıfı oluşturmasına rağmen bu bilinci anlatmakta yetersiz kaldıklarını belirten Kuyumcu, “Kendimize de bakmamız lazım. İşçi sınıfını gerçekten örgütleyebilmek için kendimiz ne kadar bilinçleniyoruz ve kendimiz bilinçlendiğimiz sürece karşı taraftakini ne kadar bilinçlendiriyoruz” diye sordu.
Aslında 1 Mayıs'a katılanların yüzde 99'unun asgari ücretle ve daha altında ücretler alanların olması gerektiğini ifade eden Kuyumcu, “Sadece örgütlü, sendikalı olanlar geliyor. Başta aslında bunu değiştirmek lazım. Farkındalık oluşturabilmek bunu oluştururken de her mecrayı kullanmak lazım. İnsanlara dokunabilmek, yüz yüze gelebilmek aslında hepsinden önemli” dedi.
“Değiştirecek güç işçi sınıfında”
Amcor Temsilcisi ve sendika yöneticisi Güloğlu da sendikalara bakmak gerektiğini artık 60-70'lerdeki sendikacılığın olmadığını dile getirerek, “Artık takım tutar gibi yapılan particilik ve günlük çıkarlar girdiği zaman işin içine maalesef bütün meseleleri görmezden geliyoruz. En ufak bir şeyde bile bakıyoruz bir dayı var mı, bir tanıdık, torpil var mı” dedi.
Sendikaların özellikle 1 Mayıslarda daha güçlü ve daha sağlam olması gerektiğini belirten Güloğlu, “Bizim iş durdurma gibi bir hakkımız var. Bunu niye yapmıyoruz. Benzine zam geldiğinde kuyruğa girmek yerine dışarı çıkıp kontak kapatmamız gerekiyor. Kişisel çıkarlar maalesef her şeyin önüne geçmiş durumda. Kendimizle ilgili problemleri çözdüğümüzde kitlesel olarak da çözeceğimize inanıyorum. Parti ayrımı yapmaksızın sorunlara sahip çıkıp müdahale edilmesi gerekiyor. İş yerinde işçi arkadaşımız ‘geçinemiyoruz’ diyor ama 25 yıldır da bu iktidarı destekliyor. Doğru yerlere zamanında müdahale edersek problemler çok daha çabuk çözülür” dedi.
Konu belediyelere yapılan operasyonlara ve kayyumlara da geliyor. Geçmiş yıllarda işçi sınıfının, sendikaların gücünün hükümetleri değiştirebildiğine örnekler verilerek, gelinen süreçte en ufak bir gösteride ya da muhalif duruşta tutuklamaların gündeme geldiğine dikkat çeken temsilciler, “Yönetimler çökeceklerdi zaman baskıyı daha çok arttırırlar. İlk kayyumlar atandığı zaman topyekûn karşı çıkılmalıydı. Gelinen süreçte gelen kayyumlara hâlâ tepki vermiyoruz, çekiniyoruz. Aslında bu korkuyu yenmemiz lazım. Bunun öncüsü de sendikalar olması lazım” dedi.
Bununla ilgili Korsini’deki örgütlenme sürecinden örnek veren Kuyumcu, “İşin aslı biz sendikaya örgütlenmeye başladığımız zaman birkaç sefer denedik başarılı olamadık. Kimler sivriliyor, örgütleyenler kimler onları alıp işten çıkardığı zaman diğerleri siniyor. Sistem aynı. Muhalif olarak kim göze batıyorsa onu tehdit ediyor, devre dışı bırakıyor ya da kendine çekmeye çalışıyor. Kendine çekemediklerini cezaevinde süründürüyor. Bu şekilde sistemi ayakta tutmaya çalışıyor ama çürümüş, içi boş bir sistem. Bizim önce kendimizi değiştirmemiz, donatmamız gelen sorulara cevap vermemiz lazım” dedi.
(Evrensel)
İlgili Haberler
Toplu SözleşmeTez-Koop-İş'in dört şubesinde CarrefourSA için TİS taslak çalışması yapıldı
Tez-Koop-İş'in Eskişehir, Muğla, Antalya ve İzmir 1 No.lu şubelerinde CarrefourSA çalışanlarının talepleri toplu iş sözleşmesi taslağına yansıtılmak üzere değerlendirildi.
SendikaBirleşik Kamu-İş'te 8. Dönem Toplu Sözleşme Hazırlığı Başladı: "Kamu Emekçilerinin Güçlü Sesi Olacağız"
Birleşik Kamu-İş, 8. Dönem Toplu Sözleşme hazırlıkları için TİS Komisyonunu topladı. Genel Başkan ve bağlı sendika yöneticileri, kamu emekçilerinin hak ve taleplerini masaya en güçlü şekilde taşımak için bir araya geldi: "Kamu emekçilerinin sesi olacağız!"
Sendikaİzmir’de sendikalardan 1 Mayıs çağrısı: 'Gelirde adalet, örgütlenme özgürlüğü, barış talebiyle alanlarda olacağız'
İzmir’de sendika şube başkanları, 1 Mayıs öncesi ekonomik kriz, düşük ücretler, sendikal baskılar, savaş politikaları ve güvencesiz çalışmaya karşı Gündoğdu Meydanı’nda birleşme çağrısı yaptı.