İyi yönetim değil, siyasi tercih: Vergi arttı, hizmet azaldı
Ekonomideki "para yok" söylemine tepki gösteren CHP'li Milletvekili Gülcan Kış, faiz harcamalarının yüzde 61,7 artarak 2 trilyon lirayı aştığını hatırlattı. Faize rekor ödeme yapılırken emekliye kaynak ayrılmadı.

OVP'de 2025 yılı için 2 trilyon 208 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığının, yıl sonunda 1 trilyon 799 milyar TL olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Gülcan Kış, aradaki 409 milyar TL'lik farkın "iyi yönetim" iddiasıyla açıklanamayacağını söyledi. Kış, bütçe açığının OVP tahmininin altında kalmasının, bütçe harcamalarının tahmin edilenden 38 milyar TL düşük gerçekleşmesi ve bütçe gelirlerinin büyük kısmı vergi gelirlerinden olmak üzere tahminlerin 369 milyar TL üzerine çıkmasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Bu tablonun, iktidarın yurttaşları bir gelir kapısı olarak gördüğünü ortaya koyduğunu belirten Kış, "Vergi gelirleri hedefin çok üzerine çıkmış, buna karşın sosyal harcamalar kısılmış. Yani bütçe açığı kapanırken fatura vatandaşa kesilmiş. Vatandaş daha fazla vergi ödemiş ama karşılığında daha az kamu hizmeti almıştır" değerlendirmesinde bulundu.
"Bu fark iyi yönetimden değil, bilinçli bir tercihten kaynaklanıyor" diyen Kış, "İktidar bütçeyi dengelemek için vatandaşı sıkmış, emeğiyle geçinenleri bir vergi kaynağına indirgemiştir" ifadelerini kullandı.

'Para yok' denilen emekliye kaynak bulunmadı, faize rekor ödeme yapıldı
Gülcan Kış, iktidarın emekli aylıklarıyla ilgili talepleri "bütçe olanakları" gerekçesiyle geri çevirdiğini anımsatarak, aynı dönemde faiz ödemelerindeki artışa dikkat çekti. 2025 yılında bütçe harcamaları içinde en hızlı artışın yüzde 61,7 ile faiz ödemelerinde gerçekleştiğini, faiz ödemelerinin yıllık bazda ilk kez 2 trilyon 54 milyar TL seviyesini aştığını kaydeden Kış, şunları söyledi:
"Emekliye 'para yok' denilen yıl, faize rekor kaynak aktarıldı. Emekliye verilmeyen her kuruş, faiz kaleminde büyüdü. Bu bir zorunluluk değil, tercihtir."
Rezervlerdeki düşüş ve 20 milyar dolarlık 'net hata ve noksan'
Döviz rezervlerine ilişkin verileri de değerlendiren Kış, son bir yıllık dönemde 24,1 milyar dolarlık net dış finansman girişi olmasına rağmen döviz rezervlerinde 19,4 milyar dolarlık azalma yaşandığını hatırlattı. Kış, bu farkın "net hata ve noksan" kalemiyle açıklandığını anımsatarak, bunun ciddi bir güven sorununa işaret ettiğini söyledi.
"Halka 'rezervler artıyor' algısı sunulurken, ülkeye gelen dövizin ülkede tutulamadığı görülüyor. Bu tablo, sermaye çıkışının ve güvensizliğin açık göstergesidir" değerlendirmesinde bulundu.
Borç azalıyor gibi görünüyor, ancak batık kredi büyüyor
Kış, vatandaşın borçluluğuna ilişkin rakamların da yanıltıcı okunmaması gerektiğini belirtti. Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 2–9 Ocak haftasında 18,6 milyar TL azalarak 5 trilyon 976 milyar TL'ye gerilediğini, varlık yönetim şirketlerine olan borçlarla birlikte toplam finansal borcun 6 trilyon 77 milyar TL'yi bulduğunu hatırlattı.
Aynı dönemde bankaların tahsil edemediği batık kredilerin 603 milyar TL'yi aştığını, bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise 249,8 milyar TL'ye yükseldiğini vurgulayan Kış, "Vatandaş borcunu ödediği için değil, ödeyemediği için borç azalıyor. Bu bir rahatlama değil, derinleşen bir krizdir" dedi.

Faiz yükseliyor, enflasyon düşmüyor
Kış, ihtiyaç kredisi faizinin yüzde 63,53'e, ihtiyaç, konut ve taşıt kredilerinin oluşturduğu ortalama bireysel kredi faizinin ise yüzde 60,39'a çıktığını belirtti. Buna karşın tarım ürünlerinde üretici fiyatlarının 2025'te yüzde 36,01 arttığını, bazı ürün gruplarında artış oranlarının çok daha yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti.
"Faiz artıyor ama enflasyon düşmüyor. Bu politika çalışmıyor, fakat bedeli vatandaşa ödetiliyor" dedi.
‘Bu bir bütçe sorunu değil, tercih sorunu’
Açıklamasının sonunda Gülcan Kış, mevcut tablonun bir kaynak yetersizliğinden değil, siyasi tercihlerden kaynaklandığını vurgulayarak, "Kaynak var ama emekliye, çalışana, üreticiye değil; faize ve yanlış politikalara gidiyor. Bu tercih Türkiye'yi fakirleştiriyor" ifadelerini kullandı.
İlgili Haberler
Birleşik Kamu-İş Başkanı Orhan Yıldırım: "Yoksulluk Siyasi Bir Tercihtir, Çözüm Adil Paylaşım!"
Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, "Yoksulluk ve Yoksunluk" çalıştayında konuştu: "Yoksulluk ekonomik değil, siyasi bir tercihtir." Adil paylaşım ve toplumsal derinleşme vurgusu haberimizde.
SendikaPetrol-İş’ten TPAO yönetimine: Siyasi fişleme ve emek hırsızlığına son verin
Petrol-İş Sendikası Batman Şubesi, TPAO bünyesinde kesinleşmiş sınavların iptal edilmesi ve çalışanların siyasi görüşlerine göre fişlendiği iddiaları üzerine açıklama yayımladı. Sendika "Hiçbir üyemiz sahipsiz değildir" diyerek mücadele mesajı verdi.
İşçiTMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu: İşçi ölümleri kader değil, siyasal tercihlerin sonucudur
TMMOB Muğla'da İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü ile ilgili yaptığı açıklamada, "Bilimin, tekniğin ve mühendisliğin gelişimine göre işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri gelişmediği için önlenebilir kazalar göz göre göre ölüme dönüşüyor" dedi.