Yeni Zelanda'da Labour, işçi ölümlerinde şirketleri sorumlu tutacak yasaya söz verdi
Yeni Zelanda İşçi Sendikaları Konfederasyonu (NZCTU), Labour Partisi'nin kasım ayındaki seçimleri kazanması halinde iş yerinde ölümlerde işverenleri cezai olarak sorumlu tutacak bir “kurumsal cinayet” yasası çıkaracağını duyurdu.
Sendika açıklamalarından derlendi, editör onayladı.

Yeni Zelanda'da Labour Partisi, kasım ayında yapılacak genel seçimleri kazanması durumunda, ihmalkâr işverenleri iş yerinde yaşanan ölümlerden cezai olarak sorumlu tutacak bir yasa çıkarma sözü verdi. Yeni Zelanda İşçi Sendikaları Konfederasyonu Te Kauae Kaimahi (NZCTU), bu adımı uzun süredir sürdürdükleri kampanyanın bir kazanımı olarak değerlendirdi.
NZCTU Başkanı Sandra Grey, sözü verilen politikanın Ceza Kanunu'nda (Crimes Act) değişiklik yapılarak “kurumsal cinayet” adıyla yeni bir suç tanımı getireceğini belirtti. Açıklamaya göre bu suç, bir işçinin hayatına yönelik riske karşı pervasız veya ağır ihmalkâr davranışları kapsayacak. Söz konusu suçtan mahkûm olan bireyler ömür boyu hapis cezasına, kurumlar ise 10 milyon dolara kadar para cezasına çarptırılabilecek; suçtan mahkûm olan şirket yöneticileri de şirket idaresinden men edilebilecek.
Grey, açıklamasında Yeni Zelanda'da her hafta bir işçinin iş yerinde hayatını kaybettiğini, işle ilgili hastalıklar nedeniyle de haftada 17 kişinin öldüğünü öne sürdü. Grey'e göre bu ölümlerin tamamı önlenebilir nitelikte olup, Yeni Zelanda'nın hâlâ en ağır iş sağlığı ve güvenliği ihlallerini cezai sorumluluğa bağlayacak bir kurumsal cinayet yasasına sahip olmaması eksiklik.
“Çok fazla çalışan işe gidip ailelerine dönemedi. Güvenlikten kısan işverenler uzun süre yalnızca para cezasıyla karşılaştı. Şirketler kanunun üstünde olamaz; kararları veya ihmalleri bir işçinin ölümüne sebep oluyorsa hesap vermeleri gerekir” dedi Grey.
Grey, bu taahhüdün iş yerinde sevdiklerini kaybeden ailelerin ve bu ölümlerin unutulmasına izin vermeyen sendika üyelerinin ısrarlı çabaları sayesinde geldiğini vurguladı. Açıklamada, konuyu uzun süredir kamuoyuna taşıyan Pike River Ailelerinin de bu kampanyanın öncüsü olduğu belirtildi.
NZCTU açıklamasında, Labour'ın Adil Ücret Anlaşmaları'nı (Fair Pay Agreements) yeniden getirme, hükümetin ücret eşitliği düzenlemelerinde yaptığı geriye dönük kesintileri tersine çevirme ve Yaşam Ücreti (Living Wage) uygulamasını genişletme yönündeki taahhütlerinden de memnuniyet duyulduğu ifade edildi. Sendika, bu politikaların birlikte ücretleri yükseltmeye, işçi haklarını güçlendirmeye ve temel korumaları yeniden inşa etmeye yardımcı olacağını savundu.
Grey, sendikaların iş yerinde güvenlik için işçilerin neye ihtiyacı olduğunu uzun süredir dile getirdiğini ve Labour'ın bu talepleri dinlemesinden memnun olduklarını söyledi. Grey, her işçinin günün sonunda güvenle evine dönmeyi hak ettiğini belirterek, bunun Yeni Zelanda'daki her iş yerinde gerçek olana kadar mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.
İlgili Haberler
DünyadanYeni Zelanda'da 10 bin kamu çalışanı greve gitti
Yeni Zelanda genelinde kamu hizmeti çalışanları, artan yaşam maliyetine karşı ücret artışı talebiyle ülke çapında greve çıktı.
GündemBelediye taşımacılık şirketleri işkolu değişikliğine Genel-İş'ten tepki
Çalışma Bakanlığı'nın şehir içi toplu taşıma yapan belediye şirketlerini Genel İşler işkolundan taşımacılık işkoluna aldığı yönetmelik değişikliğine Genel-İş sendikası dava açacağını duyurdu.
EnglishMemur-Sen Represents Turkey on the Global Labor Stage at the 113th ILO International Labour Conference
Memur-Sen General President Ali Yalçın and his delegation actively participated in the 113th ILO International Labour Conference, engaging in extensive diplomatic talks. Key outcomes included observer status for Palestine and the adoption of new biological hazards conventions. Minister Işıkhan emphasized Turkey's global labor contributions.