Eğitim-Sen: Kız çocukları savaşa, yoksulluğa, çocuk işçiliğine mahkûm edilemez
Eğitim-Sen, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada kız çocuklarının eğitim, sağlık ve yaşam hakkının güvence altına alınmasını istedi.
Sendika açıklamalarından derlendi, editör onayladı.
Eğitim-Sen, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, dünya genelinde otoriterleşme, savaşlar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği bir dönemden geçildiği belirtilerek kız çocuklarının eğitim, sağlık, güvenlik ve eşitlik haklarının tehdit altında olduğu vurgulandı.
Açıklamada Filistin, Sudan ve Afganistan gibi savaş ve çatışma bölgelerinde kız çocuklarının bombardıman, açlık, zorunlu göç, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim engelleri, çocuk yaşta zorla evlilikler ve cinsiyete dayalı şiddetle karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Eğitim-Sen’e göre özellikle Afganistan’da kız çocuklarının eğitim hakkına yönelik yasaklar ve savaş bölgelerinde okulların yıkılması, kız çocuklarının geleceğini karartan uygulamaların başında geliyor.
Türkiye’ye ilişkin değerlendirmede ise kız çocuklarının yoksulluk, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, çocuk işçiliği, çocuk yaşta ve zorla evlilikler, şiddet, istismar ve ayrımcılık nedeniyle temel haklarından mahrum bırakıldığı belirtildi. Açıklamada, derinleşen ekonomik kriz ve kamusal sosyal desteklerin yetersizliğinin kız çocuklarının eğitimden uzaklaşma riskini artırdığı, onları ev içi bakım yükümlülüklerine ve güvencesiz çalışmaya karşı daha savunmasız hale getirdiği kaydedildi.
Eğitim-Sen, Türkiye’de eğitimde dinselleştirme politikalarının, karma eğitimi tartışmaya açan yaklaşımların ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin eğitim politikalarından dışlanmasının kız çocuklarının eşit ve özgür bireyler olarak yetişmesinin önünde engel oluşturduğunu savundu. Açıklamada ayrıca Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden çocuk emeğinin yaygınlaştırılmasına ve eğitim çağındaki çocukların ucuz iş gücü olarak görülmesine karşı çıkıldı; “Çocukların yeri işyerleri değil, okullardır” denildi.
Sendika, devletin sorumluluğunun kız çocuklarının yaşam ve eğitim hakkını yalnızca yasal düzenlemelerle tanımak değil, bu hakları fiilen güvence altına almak olduğunu belirtti. Açıklamada, kız çocuklarına yönelik şiddet ve istismara karşı etkin koruma mekanizmalarının oluşturulması ve faillerin cezasız bırakılmaması gerektiği vurgulandı.
Eğitim-Sen açıklamasını, kız çocuklarının başta yaşam hakkı olmak üzere tüm temel haklarının güvence altına alınması, savaşların, şiddetin, istismarın, sömürünün ve ayrımcılığın son bulması için mücadelelerini sürdürecekleri ifadesiyle tamamladı.
İlgili Haberler

Tuzla'da işçiler bir araya geldi: '1 Mayıs'ta savaşa ve yoksulluğa karşı ses çıkaralım'
Tuzla'da işçilerin bir araya geldiği “1 Mayıs’a Giderken Savaşa ve Yoksulluğa Karşı Ne Yapmalı?” başlıklı etkinlikte, 1 Mayıs'ta yoksulluğun yanı sıra savaşa karşı da güçlü bir ses çıkarılması gerektiği vurgulandı.

DİSK'ten çocuk işçiliğine karşı Millî Eğitim Bakanlığı önünde eylem
DİSK, okulların açıldığı gün Millî Eğitim Bakanlığı önünde çocuk işçiliğine dikkat çekti; DİSK-AR raporuna göre 15-17 yaş grubunda çalışan çocuk sayısı dört yılda yüzde 70 arttı.

Metal işçileri yoksulluğa karşı seferberlik istiyor
Metal işçileri, Türk Metal’in aldığı grev kararının fiili bir karşılığı olup olmayacağı konusunda güvensiz. Tarih, plan ve hazırlık olmamasına dikkat çeken işçiler, “Göstermelik değil gerçek bir grev istiyoruz” diyor.