Birleşik Metal-İş'ten İstanbul'da grev hakkı konferansı: 'Yasaklara boyun eğmedik'
Çalışma ve Toplum dergisi ile Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu'nun düzenlediği konferansta dokuz akademisyen Türkiye ve Avrupa ülkelerinde grev hakkının durumunu tartıştı.
Sendika açıklamalarından derlendi, editör onayladı.

Birleşik Metal-İş Sendikası'nın yayını Çalışma ve Toplum dergisi ile Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu, “Karşılaştırmalı Hukuk Boyutunda Grev ve Toplu Eylem Hakkı” başlıklı 9'uncu Çalışma ve Toplum Değerlendirme Toplantısı'nı 15 Ekim 2026'da İstanbul'da düzenledi. Taksim Elite World Hotel'de gerçekleşen toplantıda dokuz akademisyen, iki oturum boyunca Avrupa hukuku ile Türkiye, Slovenya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa, Danimarka ve Almanya'daki grev ve toplu eylem hakkı uygulamalarını karşılaştırdı.
Açılış konuşmasını yapan Graz Karl-Franzens Üniversitesinden Prof. Dr. Günther Löschnigg, uluslararası iş hukuku diyaloğunun önemine değindi. Çalışma ve Toplum Dergisi Yayın Yönetmeni Av. Dr. Murat Özveri ise derginin 23 yıldır işçilerin parasıyla ve sendikanın desteğiyle, akademik bağımsızlığını koruyarak yayımlandığını belirterek, Türkiye işçi hareketinin birikimine rağmen grev hakkının kullanımının önündeki engellerin sürdüğüne dikkat çekti.
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı Özkan Atar, açış konuşmasında grevin işçilerin sermaye karşısındaki tek gerçek pazarlık gücü olduğunu, örgütlenme, toplu pazarlık ve grev hakkının birbirinden ayrılamayacağını söyledi. Atar, sendikanın genel kurulunda grev yasaklarını tanımama kararı aldığını ve bu kararı pratikte uyguladığını belirtti. Atar'a göre 2017'de EMİS grubuna bağlı 13 fabrikada 2 bin 200 metal işçisinin grevi başladığı gün yasaklanmış, sendika yasağı tanımayarak grevi sürdürmüştü. Aralık 2022'de Bekaert'te yasağa rağmen 18 gün greve devam edildiği, Ocak 2023'te Schneider ve Green Transfo'da, Aralık 2024'te ise Hitachi, Schneider ve GE Grid Solutions'da yasaklanan grevlerin yüzde yüz katılımla sürdürüldüğü aktarıldı.
Atar, Anayasa Mahkemesi'nin 2015'teki grev yasağını sonradan anayasal hakların ihlali olarak değerlendirdiğini hatırlatarak, AKP iktidarı döneminde yaklaşık 200 bin işçiyi kapsayan 23 grevin yasaklandığını söyledi. Uluslararası Adalet Divanı'nın 21 Mayıs 2026'da verdiği danışma görüşüyle ILO'nun 87 sayılı Sözleşmesi'nin grev hakkını koruduğunu teyit ettiğini belirten Atar, bunun Divan'ın kuruluşundan bu yana bir çalışma sözleşmesine ilişkin ilk danışma görüşü olduğunu kaydetti.
Birinci oturuma Prof. Dr. Ahmet Selamoğlu başkanlık etti. Linz Johannes Kepler Üniversitesinden Prof. Dr. Reinhard Resch, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları üzerinden grev yasakları ile dayanışma grevlerini değerlendirdi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden Prof. Dr. Alpay Hekimler, Türkiye'de grev hakkının anayasal güvenceye rağmen ağır koşullara bağlandığını, yetki aşamasından grev kararına uzanan sürecin işçiler açısından güçlükler yarattığını anlattı. Hekimler, Türkiye'de grev hakkını giderek daralan bir huniye benzeterek cenaze ve mezarlık hizmetlerinde dahi grev yasağı bulunmasını eleştirdi ve grev ertelemesinin fiilen grev yasağı anlamına geldiğini söyledi. Hekimler ayrıca Temel Conta grevini örnek göstererek grev kırıcılığına karşı yaptırımların yetersizliğine dikkat çekti.
Maribor Üniversitesinden Prof. Dr. Darja Senčur Peček, Slovenya'da toplu iş sözleşmesi yürürlükteyken de grev yapılabildiğini, iş yavaşlatma ve fazla mesaiyi reddetme gibi eylemlerin de kabul edildiğini aktardı. Trento Üniversitesinden Prof. Dr. Luca Nogler ise İtalya'da grevin anayasayla korunan bireysel bir hak olduğunu, dayanışma ve ekonomik-siyasi grevlerin kabul edildiğini belirtti.
İkinci oturuma Prof. Dr. Aziz Çelik başkanlık etti. Graz Karl-Franzens Üniversitesinden Löschnigg, Avusturya'da grev hakkının anayasada açıkça düzenlenmediğini ve özel bir grev yasası bulunmadığını, toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olmasının tek başına grevi yasaklamadığını anlattı. St. Gallen Üniversitesinden Prof. Dr. Thomas Geiser, İsviçre'de grev hakkının anayasal güvence altında olduğunu ancak belirli koşullara bağlandığını ifade etti.
İlgili Haberler

Eğitim Sen, Brezilya’daki Dünya Kadın Konferansı’na katıldı
Eğitim Sen temsilcileri, Eğitim Enternasyonali’nin Brezilya’da düzenlenen 5. Dünya Kadın Konferansı’na katılarak demokrasi ve kadın mücadelesi üzerine sunum yaptı.

Birleşik Metal-İş ve EPTA İstanbul Arasında Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı
Birleşik Metal-İş Sendikası Trakya Şubesi'ne bağlı EPTA İstanbul işyerinde toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. Sendika genel merkezinde atılan imzalarla yeni sözleşme dönemi başladı.

EPTA İstanbul’da Toplu İş Sözleşmesi Masada Kaldı: Birleşik Metal-İş Üyesi İşçilerden Uyarı Eylemi!
EPTA İstanbul fabrikasında yürütülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, insanca yaşam ücreti ve sosyal hak talepleriyle fabrika içinde uyarı eylemlerini sürdürüyor.