Aksa Genel Merkezi Önünde Kitlesel Eylem: Bursagaz İşçilerinden Yetki İtirazı ve İşten Çıkarmalara Tepki
10:18Asgari Ücretlinin Kaybı 6 Bin TL’yi Aştı: İşçi ve Memur Konfederasyonları Ücret Politikalarını Eleştirdi
10:11HAK-İŞ’ten Ankara’da Dev İSG Projesi: "İş Kazalarını Önlemek İçin Zihniyet Değişimi Şart"
10:05Sakarya'da Fındık Toplamaya Gelen 13 Yaşındaki Yusuf Kesen Yaşam Mücadelesini Kaybetti
10:01İBB Saraçhane Önündeki 126 Günlük Direniş Kazanımla Sonuçlandı: Ağaç A.Ş. İşçilerine İşe İade Anlaşması
14:54Türkiye Ekonomisi 2026'nın İkinci Çeyreğinde %2,3 Büyüdü: TÜİK GSYH Verilerini Açıkladı
14:10Batman'da Özel Spor Salonunda Yangın Faciası: 3 Can Kaybı, Adli ve İdari Soruşturma Başlatıldı
14:06TÜİK ve DİSK-AR Temmuz 2026 İşsizlik Verilerini Açıkladı: Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 12,3 Milyona Ulaştı
13:47Girne Açıklarındaki Gemi Faciası Türkiye'yi Yasa Boğdu: Sendikalar ve Konfederasyonlardan Taziye ve İhmal Araştırması Çağrısı
13:34TÜRK-İŞ Ağustos 2026 Verilerini Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin TL’yi, Yoksulluk Sınırı 121 Bin TL’yi Aştı
İş sağlığı ve güvenliği (İSG), yalnızca mevzuatla sınırlı bir teknik alan değil; yaşam hakkının, insan onurunun ve emeğin kutsallığının korunması meselesidir. Ancak Türkiye’de her yıl binlerce işçi iş kazalarında hayatını kaybederken, sendikaların bu alanda yeterince ses yükseltmediği açık bir gerçektir.
Sendikalar, tarihsel olarak işçilerin haklarını korumak için kurulmuş örgütlerdir. Grev, toplu sözleşme ve özlük hakları gibi başlıkların yanında, İSG konusu sendikal gündemin merkezine yerleşmelidir. Çünkü işçi sağlığı olmadan hakların hiçbir anlamı kalmaz.
Bugün Türkiye, OECD ülkeleri arasında ölümlü iş kazalarında üst sıralarda. Her gün en az 4 işçi hayatını kaybediyor. Bu tabloyu sadece yasa yapıcıların değil, işçi örgütlerinin de derinlemesine sorgulaması gerekir. Sendikalar;
Ayrıca medya ve kamuoyunda İSG konusunda daha fazla görünür olmalı, iş kazaları sessizce unutulmasına izin vermemelidir.
Soma, Ermenek, Hendek... Bu faciaların ardından gösterilen tepkiler geçici değil, kalıcı olmalıydı. Ve o kalıcılığı ancak sendikalar sağlayabilir.
Unutulmamalıdır ki, her ihmal edilen uyarı, her ertelenen önlem bir başka hayatın bedeli olabilir.
Sendikalar artık sadece işten çıkarılan işçilerin değil, işten sağ çıkamayan işçilerin de sesi olmalıdır.
İSG, bir yan faaliyet değil; sendikal hareketin omurgasıdır.
Çünkü yaşamak, çalışmaktan önce gelir.
09.11.2025 - 13:27
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir