Aksa Genel Merkezi Önünde Kitlesel Eylem: Bursagaz İşçilerinden Yetki İtirazı ve İşten Çıkarmalara Tepki
10:18Asgari Ücretlinin Kaybı 6 Bin TL’yi Aştı: İşçi ve Memur Konfederasyonları Ücret Politikalarını Eleştirdi
10:11HAK-İŞ’ten Ankara’da Dev İSG Projesi: "İş Kazalarını Önlemek İçin Zihniyet Değişimi Şart"
10:05Sakarya'da Fındık Toplamaya Gelen 13 Yaşındaki Yusuf Kesen Yaşam Mücadelesini Kaybetti
10:01İBB Saraçhane Önündeki 126 Günlük Direniş Kazanımla Sonuçlandı: Ağaç A.Ş. İşçilerine İşe İade Anlaşması
14:54Türkiye Ekonomisi 2026'nın İkinci Çeyreğinde %2,3 Büyüdü: TÜİK GSYH Verilerini Açıkladı
14:10Batman'da Özel Spor Salonunda Yangın Faciası: 3 Can Kaybı, Adli ve İdari Soruşturma Başlatıldı
14:06TÜİK ve DİSK-AR Temmuz 2026 İşsizlik Verilerini Açıkladı: Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 12,3 Milyona Ulaştı
13:47Girne Açıklarındaki Gemi Faciası Türkiye'yi Yasa Boğdu: Sendikalar ve Konfederasyonlardan Taziye ve İhmal Araştırması Çağrısı
13:34TÜRK-İŞ Ağustos 2026 Verilerini Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin TL’yi, Yoksulluk Sınırı 121 Bin TL’yi Aştı
Belediye şirketleri ve kamu taşınmazı tahsisi: Yerel yönetimlerin hizmetlerini finanse etme, esneklik kazanma ve yasal çerçevede taşınmazları şirketlerine devretme süreçleri mercek altında.
Belediyeler, yerel toplumun ortak ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Bu hizmetlerin sağlanabilmesi için mali kaynaklara ihtiyaç duymaktadırlar. Vergiler, harçlar ve merkezi bütçeden ayrılan paylar gibi çeşitli gelir kalemleri bu kaynakları oluşturmakta; ancak mevcut kaynaklar, yerel halkın taleplerini karşılamada her zaman yeterli olmamaktadır. Bu nedenle belediyeler, ek kaynak sağlamak ve hareket alanlarını genişletmek amacıyla belediye şirketlerini kurmaktadır. Özellikle büyükşehir belediyeleri, bu şirketleri yaygın bir şekilde kullanmaktadır.
Belediye şirketlerinin kurulmasında temel amaçlar arasında, kamu hukukunun getirdiği katı kurallardan kaçınmak, personel istihdamında esnekliğe sahip olmak ve idari vesayetten bağımsız hareket edebilmek yer almaktadır. Bu şirketler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde, belediyeler tarafından yerel halkın müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmaktadır.
Kamu malı (taşınmazı), kamunun ortak kullanımına ve yararlanmasına bırakılmış veya özel bir düzenleme ile kamu hizmetine özgülenmesi ile tanımlanır. Başka bir anlatımla, kamu kuruluşlarının mülkiyetinde, kullanımında veya yönetiminde olan ve kamu hukukuna tabi olan taşınmazlar kamu malı denir.
Kamu taşınmazları, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa dayanmaktadır.
Kamu idarelerinin farklı yapıda olması ve taşınmazlara ilişkin mevzuatlarının dağınık olması sebebiyle genel kanunlar ve özel kanunlar şeklinde ikiye ayırabiliriz.
Genel kanunlar; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 3902 sayılı Kadastro Kanunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu şeklindedir.
Özel kanunlar ise, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 4342 sayılı Mera Kanunu, 3666 sayılı Yap-İşlet Devret Hakkında Kanun, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunudur.
Kamu taşınmazları, yönetim modelleri olarak kullandırma amacına yönelik sözleşme ve işlemlere (Kira, irtifak hakkı, işletme hakkı devri, tahsis gibi) konu olmaktadır. Hazine taşınmazlarının yönetim işlemlerinde uygulanacak esas ve usuller; 2886 sayılı Kanunun 74. maddesine istinaden yürürlüğe konulan yönetmeliklerde belirlenmiştir. Taşınmazlar, uzun süreli kullanma yetkisi veren tahsis, irtifak, kira işlemleri ve bu kapsamda kullandırılan taşınmazlara ilişkin işlemler farklı dönemlerde tesis edildiği ve farklı mevzuata tabidir.
5018 sayılı Kamu Yönetim ve Kontrol Kanununun 47. maddesinde tahsise ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Tahsis; mülkiyeti kendilerinde kalması koşuluyla kamu idarelerince, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazların, birbirlerine veya köy tüzelkişiliklerine; Hazineye ait taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin ise, Maliye Bakanlığınca hizmetin devamı süresince kamu idarelerinin veya köy tüzel kişiliklerinin bedelsiz olarak kullanımına bırakılmasıdır.
Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) ticaret şirketinin tanımı şöyledir: ‟Birden çok kişilerin yazılı bir sözleşmeyle emek ya da mallarını ortak bir unvan altında ve ortak bir gaye uğrunda yasada belirtilen tiplerde birine uygun olarak birleştirmeleri ile meydana gelen bir tüzel kişiliktir.”.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nda farklı maddelerde “Bağlı Kuruluş”, ‟İşletme”, ‟Şirket” kavramları kullanılmıştır. Belediyelerin sermayesine değişik oranlarda ortak olduğu şirketlerin herhangi bir tanımlaması yapılmamıştır.
Belediye şirketleri; ‟Yasaların ve diğer mevzuatın belediyelere yüklediği bir kısım yerel hizmetlerin etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kurulan ya da yönetiminin elde edilmesi koşulu ile ortak olunan ve belediyeden ayrı bağımsız bir bütçeye sahip özel hukuka tabi tüzel kişiliği” şeklinde tanımlamıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ‟Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek” belediye meclisine taşınmaz malları tahsis yetkisi verilmiştir.
Belediye meclisinin bu yetkisini nasıl ve ne şekilde kullanacağı ise mezkûr Kanun’un diğer kuruluşlarla ilişkiler başlıklı 75. maddesinin (d) bendi “Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür.” şeklindedir.
Kamu kurum ve kuruluşlarına belediyeler, bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerince devir veya tahsis edilen taşınmazlar, kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılamaz.
Belediyeler taşınmaz tahsisi kapsamında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, 14, 15, 18, 34, 69 ve 75. maddeleri ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 44 ve 47. maddeleri çerçevesinde kime hangi şartlarda tahsis edileceğine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
5393 sayılı Kanunun 15. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projeler konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilir. Mezkûr Kanunun 75. maddesinde mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak taşınmaz tahsisleri düzenlenmiştir. Mezkûr Kanunun 69. maddesinde dar gelirli kişiler ile afete maruz kalanlara, sanayi bölgelerinden nakledileceklere ve üyelerinin tamamı bu durumda olan kooperatiflere, bedeli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre oluşturulan takdir komisyonu tarafından belirlenecek tutardan aşağı olmamak üzere arsa tahsisi yapılabilir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 26. maddesinde büyükşehir belediyelerinin, mülkiyeti veya tasarrufu altındaki hafriyat sahalarının, toplu ulaşım hizmetlerinin, sosyal tesislerin, büfe, otopark ve çay bahçelerinin işletmesini, %50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketlere devredebilecekleri belirtilmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, büyükşehir belediyelerine mahsus olmak şartıyla, 5216 sayılı Kanun’un 26. maddesi kapsamındaki işletmelere özgülenmiş taşınmazların, belediye şirketlerine tahsisi edilebileceğidir. Amaç dışında tahsis mümkün değildir. Belediyelerin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14, 15, 18, 34, 69 ve 75. maddelerinde ve gerekse 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 44 ve 47. maddeleri çerçevesinde belediye taşınmazlarını belirlenen şartlarda devir veya tahsisini yapılmalıdır. Bu nedenle kanun maddelerinin, belediye yöneticileri ile şirket yetkili organlarının rant aracı haline gelmemesi için denetlenmesi şarttır. Ayrıca tahsis edilen taşınmazların belediye şirketlerince amaca uygun olarak kullandığı konusunda izlenmesi gereklidir.
Kaynaklar
kaynak: https://vergialgi.com/belediye-tasinmazlarinin-belediye-sirketlerinin-tahsisi
17.10.2025 - 18:46
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir