Türk Eğitim-Sen’den Kapsamlı Araştırma: Öğretmenlerin %89,4’ü Akran Zorbalığına Tanık Oluyor
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Okullarda Şiddet Hakkında Öğretmen Görüşleri" araştırmasının çarpıcı sonuçlarını açıkladı. 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen çalışma; okullarda akran zorbalığı, siber tehditler, güvenlik zafiyetleri ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin kriz boyutundaki verileri ortaya koydu.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde "Güvenlik Okul İklimi" vurgusu yaptığı bir dönemde, eğitim camiasından kapsamlı bir durum tespiti geldi. Türk Eğitim-Sen tarafından 1 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenen "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" araştırması, öğretmenlerin sahada karşı karşıya kaldığı şiddet ve güvenlik risklerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından kamuoyunun gündemine oturan okul güvenliği konusunda öğretmenler; disiplin yönetmeliğinin sertleştirilmesinden rehberlik servislerinin güçlendirilmesine kadar radikal önlemler talep ediyor.
Akran Zorbalığı Tablosu: En Çok Okul Bahçesinde Yaşanıyor
Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu akran zorbalığının okullarda sistematik bir sorun haline geldiğini vurguluyor. Katılımcıların %34,5’i zorbalığın görev yaptığı okulda açıkça yaygın olduğunu söylerken, %49,2’si ise kısmen yaygın olduğunu belirtiyor.
Öğretmenlerin akran zorbalığına tanıklık etme oranı ise %89,4 gibi kritik bir seviyeye ulaşmış durumda. Zorbalığın fiziksel mekânlara dağılımı incelendiğinde ise şu veriler öne çıkıyor:
-
Okul Bahçesi: %37,2
-
Sınıf İçi: %19,5
-
Sosyal Medya / Dijital Alanlar: %16,0
-
Okul Dışındaki Yakın Çevre: %14,7
Öğrencilerin yaşadıkları mağduriyetleri yetişkinlerle paylaşmaktan çekindiğine dikkat çekilen raporda, katılımcıların %26,6'sı öğrencilerin zorbalık durumlarını öğretmenlerine, okul idaresine veya ailelerine anlatmadığını ifade ediyor. Zorbalık fark edildiğinde öğretmenlerin %81,8’i konuyu rehberlik servisine aktardığını, %81,7’si öğrenciyle doğrudan görüştüğünü, %65’i ise aileleri bilgilendirdiğini beyan ediyor.
Siber Zorbalık ve Dijital Riskler Tırmanışta
Sanal medyanın denetimsiz kullanımı ve dijital oyunlar, okullardaki şiddet eğilimini besleyen en temel unsurlar arasında gösteriliyor. Ankete katılan öğretmenlerin %82,6’sı sosyal medya içeriklerinin, %80,1’i ise şiddet içerikli dijital oyunların öğrencilerin saldırgan davranışlarını artırdığı görüşünde birleşiyor.
Siber zorbalığa ilişkin öne çıkan diğer bulgular:
-
Öğretmenlerin %63,5’i siber zorbalığı öğrenciler arasında ciddi bir problem olarak nitelendiriyor.
-
%79,2’si siber mağduriyetlerin akademik başarıyı ve okula uyumu doğrudan olumsuz etkilediğini vurguluyor.
-
%77,7’si sosyal medyadaki gerilimlerin okul içinde fiziksel çatışmalara dönüştüğünü kaydediyor.
-
Velilerin çocuklarının dijital medya kullanımını yeterince takip ettiğini düşünen öğretmenlerin oranı ise yalnızca %20 seviyesinde kalıyor.
Suça Sürüklenen Çocuklar ve Okul Çevresindeki Riskler
Araştırmanın en dikkat çekici başlıklarından birini suça karışan çocuklar ve okul çevresindeki güvenlik riskleri oluşturdu. Katılımcıların %23,9’u görev yaptığı okulda suça karışmış öğrenci bulunduğunu belirtirken; %31,5’i adli süreçlerin gizliliği nedeniyle bu konuda kesin bilgi sahibi olmadığını ifade etti. Okula devam eden suça karışmış öğrencilere yönelik bireysel rehabilitasyon çalışmalarının yapıldığını belirtenlerin oranı ise %54,3’te kaldı.
Okul ve çevresinde karşılaşılan şiddet türlerinin sıklığı ise şu şekilde sıralandı:
| Şiddet / Risk Türü | Sık Sık Karşılaşanlar (%) | Ara Sıra Karşılaşanlar (%) |
| Sözlü Şiddet | %52,7 | %35,9 |
| Akran Zorbalığı | %39,7 | %41,9 |
| Psikolojik Şiddet | %32,4 | %45,0 |
| Fiziksel Şiddet | %17,1 | %48,3 |
| Kesici/Delici Alet Taşınması | %13,1 (Düzenli) | %37,8 (Nadiren) |
| Madde Kullanımı | %9,0 (Düzenli) | %29,0 (Nadiren) |
Suça ve şiddete yönelmede ebeveyn ilgisizliği (%85,9), arkadaş çevresi ve çeteleşme (%81,9), madde kullanımı (%81,1) ile okula aidiyet duygusunun zayıflığı (%70,0) ana tetikleyici faktörler olarak öne sürüldü.
Çözüm Arayışı: Caydırıcı Cezalar ve Rehberlik Hizmetlerinin Güçlendirilmesi
Açık uçlu sorulara verilen yanıtlar tematik olarak incelendiğinde, öğretmenlerin suça karışan çocuklara yönelik uygulamalarda belirgin bir yaklaşım farkı sergilediği görüldü. Öğretmenlerin %42,3’ü caydırıcı, ağır ve tutarlı cezai yaptırımlar talep ederken; %22,4’ü eğitici, onarıcı ve rehabilite edici süreçlerin uygulanması gerektiğini savundu.
Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşanan müesses olayların ardından okul güvenliğini sağlamak adına öne çıkan öncelikli talepler şu şekilde şekillendi:
-
Giriş Denetimi ve Kolluk Desteği (%41,3): Okullara kadrolu güvenlik personeli tahsis edilmesi, turnike ve arama sistemlerinin kurulması.
-
Disiplin Yönetmeliğinin Yenilenmesi (%40,2): Caydırıcı yaptırımların getirilmesi, sınıf tekrarı uygulamasının etkinleştirilmesi.
-
Aile Eğitimi ve Sorumluluğu (%39,2): Veli-okul iş birliğinin zorunlu hale getirilmesi, velilerin cezai ve hukuki sorumluluklarının artırılması.
-
Rehberlik ve Psikolojik Destek (%37,0): Riskli öğrencilerin takibi için psikolojik danışman kadrolarının artırılması.
Talip Geylan: "Her 100 Öğrenciye 1 Rehber Öğretmen Düşmeli"
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullardaki şiddet sarmalının tek bir nedene indirgenemeyeceğini, aile, çevre ve dijital medyanın bütüncül olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Yeni eğitim-öğretim yılının “Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum” temasıyla başlatılması yönündeki taleplerini yineleyen Geylan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Okullarda karşılaşılan şiddetin önlenmesi için ortak kullanım alanlarında öğretmen ve personel görünürlüğü artırılmalıdır. Araştırmamız, rehberlik servislerinin mevcut kapasitesinin yetersiz kaldığını göstermektedir. Şiddeti önleme mekanizmalarının sağlıklı işlemesi için okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde kadro planlaması yapılmalıdır. Ayrıca olumlu okul iklimini destekleyen sportif ve sosyal faaliyetlerin oranı artırılmalı, okul idaresi ile emniyet güçleri arasındaki koordinasyon en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Hazırladığımız bu raporu başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili makamlara sunarak sürecin takipçisi olacağız."