x


x
x

Haziran'ın Kara Bilançosu: Türkiye'de En Az 164 İşçi İş Cinayetinde Hayatını Kaybetti

Giriş: 08.07.2025 - 14:44
Güncelleme: 08.07.2025 - 14:44

Haziran 2025'te Türkiye'de en az 164 işçi hayatını kaybetti, yılın ilk yarısında iş cinayeti sayısı 961'e ulaştı. Raporda yüksekten düşmeler, trafik kazaları, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi ölüm nedenleri öne çıkarken, çocuk, yaşlı, kadın ve göçmen işçilerin dramları vurgulandı.

Haziran'ın Kara Bilançosu: Türkiye'de En Az 164 İşçi İş Cinayetinde Hayatını Kaybetti

Ankara – Türkiye'de iş cinayetleri alarm verici boyutlara ulaşmaya devam ediyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) tarafından açıklanan Haziran ayı raporuna göre, 2025 yılının Haziran ayında en az 164 işçi, emek mücadelesinin en acı bedeli olan iş cinayetlerine kurban gitti. Bu rakamla birlikte, yılın ilk altı ayında hayatını kaybeden işçilerin sayısı 961'e yükseldi. Yüksekten düşmelerden Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne, aşırı çalışmaya bağlı ölümlerden trafik kazalarına kadar geniş bir yelpazede yaşanan bu trajediler, Türkiye'de işçi sağlığı ve güvenliği alanındaki derin sorunları bir kez daha gözler önüne serdi.

Ölüm Sanayisi: Hangi Sektörler En Çok Can Aldı?

Haziran ayındaki iş cinayetlerinin sektörel dağılımı, güvencesiz çalışmanın ve denetimsizliğin en yoğun olduğu alanları işaret ediyor. Sanayide 47, inşaatta 40, hizmette 39 ve tarımda 38 işçi yaşamını yitirirken, taşımacılıkta 17, belediye/genel işlerde 15 can kaybı yaşandı. Özellikle inşaatlardaki yüksekten düşmeler, trafik kazaları (tır, kamyon, otobüs, taksi şoförleri ve moto kuryeler için), tarım işçileri ve besicilerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları, metalde ezilmeler ve madenlerde göçükler, önde gelen ölüm nedenleri olarak rapor edildi. Bu veriler, iş kollarına özgü risklerin ne denli ölümcül olabildiğini gösteriyor.

Coğrafya ve Yaş: Acının Haritası

İş cinayetleri Türkiye'nin dört bir yanına yayılarak, adeta acının coğrafi haritasını çıkardı. İstanbul 12 ölümle başı çekerken, Antalya, Manisa ve Sakarya 7'şer ölümle takip etti. Erzurum'da 6, Balıkesir, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Isparta, İzmir ve Sivas'ta ise 5'er işçi hayatını kaybetti. Türkiye'deki 55 şehirde ve hatta kısa vadeli çalışmak üzere gidilen Irak, İtalya ve Suudi Arabistan'da Türkiye menşeli şirketlerde çalışan 3 işçinin ölümüyle birlikte, iş cinayetlerinin küresel bir boyut kazandığı da belirlendi.

Yaş gruplarına bakıldığında ise trajedinin boyutları daha da belirginleşiyor: 14 yaş ve altı 1 çocuk, 15-17 yaş arası 3 çocuk/genç işçi hayatını kaybederken, 65 yaş ve üstü 15 işçi, "emekli olduğu halde maaşı yetmediği için çalışan" veya "güvencesiz çalıştığı için sigortasını dolduramayıp emekli olamayan" yaşlı işçi ölümleri olarak kayıtlara geçti. Bu durum, ekonomik zorlukların insanları ölümle burun buruna çalışmaya ittiğinin acı bir kanıtı.

Görünmeyen Yüzler: Çocuk, Kadın ve Göçmen İşçiler

Haziran ayı, en kırılgan kesimlerin yaşadığı dramları da gözler önüne serdi:

  • Çocuk İşçiler: 14 yaşındaki Suriyeli mevsimlik tarım işçisi Davut Bozan'ın serinlemek için girdiği barajda boğulması; 16 yaşındaki çiftçi Yusuf Akdeniz'in traktör altında kalması; 17 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi Ahmet Ay'ın sulama havuzuna düşmesi; ve 16 yaşındaki Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Turhan Karabulut'un staj yaparken traktörün hidrolik koluna sıkışması gibi olaylar, çocuk işçiliğinin vahşi yüzünü ve eğitimle çalışma arasındaki çelişkiyi sergiledi.

  • Kadın İşçiler: 15 kadın işçinin hayatını kaybettiği bu ayda, 57 yaşındaki tarım işçisi Naciye Aktaş'ın elektrikli motosiklet kazasında ölümü; 44 yaşındaki temizlik işçisi Betül Dilek'in elektrik akımına kapılması; ve en trajiklerinden biri olarak, maaş alamama, mobbing ve ücretsiz fazla mesai gibi uygulamalar sonucu bunalıma girip intihar eden 28 yaşındaki bir güvenlik görevlisi M.D.'nin yaşamına son vermesi, "görünmeyen emek" ve gizlenen kadın iş cinayetlerinin boyutlarını gözler önüne serdi. Ev işçisi kadınların yüksekten düşerek hayatını kaybetmesi de dikkat çekti.

  • Göçmen İşçiler: 4'ü Suriyeli, 1'i Afganistanlı olmak üzere 5 göçmen işçi, tarım, gıda, maden ve inşaat gibi en riskli sektörlerde çalışırken yaşamlarını yitirdi. Bu durum, göçmen işçilerin güvencesiz ve tehlikeli koşullarda çalışma gerçeğini vurguladı.

Örgütlenmenin Acil Çağrısı: "Yaşamak İçin Direnİşçi!"

Raporda yer alan çarpıcı bir diğer veri ise iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yalnızca %1,82'sinin (3 işçi) sendika üyesi olması, geri kalan %98,18'inin (161 işçi) ise sendikasız olması. Bu oran, sendikal örgütlenmenin işçi sağlığı ve güvenliği açısından ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı. İSİG Meclisi, "Yaşamak İçin Direnİşçi" sloganıyla işçi sınıfına örgütlenme, birlik ve dayanışma çağrısı yaparak, "eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve barış için örgütlenmeli... Yaşamak ve yaşatmak için ÖRGÜTLENMELİ" mesajını verdi.

Haziran ayında yitirdiğimiz 164 can, Türkiye'deki işçi hakları ve çalışma koşulları alanında atılması gereken acil adımları bir kez daha hatırlatıyor.

kaynak: İsig meclisi

Giriş: 08.07.2025 - 14:44
Güncelleme: 08.07.2025 - 14:44

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



next
ANASAYFA SENDİKA GÜNDEM EYLEMLER INTERNATIONAL NEWS RESMİ GAZETE ÇOCUK VE KÜLTÜR TURKISH REPUBLIC OFFICIAL GAZETTE NEWS GREVLER
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !