EYLEMLER > KESK'ten 8. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri Öncesi Sert Çıkış

Ankara – Kamu emekçilerinin ve emeklilerinin 2026-2027 yıllarını kapsayacak olan 8. Dönem Toplu Sözleşme (TİS) görüşmeleri, tartışmalı bir başlangıca sahne oldu. Normalde 1 Ağustos'ta başlaması gereken görüşmelerin, hükümetin "keyfi" olarak 28 Temmuz'a çekilmesine KESK ve bağlı iş kolları sendikalarından sert tepki geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) önünde yapılan basın açıklamasında, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, "Toplu sözleşme" adı altında geçen 7 dönemin kamu emekçileri için kayıp olduğunu ve gerçek bir TİS için birleşme çağrısı yaptı.

"Yasa Tanımaz ve Keyfi Tutum": TİS Tarihine Tepki

Ayfer Koçak, açıklamasında, 4 milyon kamu emekçisini ve 2,5 milyon emekliyi doğrudan ilgilendiren bu sürecin, hükümetin "ben yaptım oldu" anlayışıyla yürütüldüğünü belirtti. Koçak, 4688 sayılı Kamu Görevlileri ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Toplu sözleşme görüşmelerine, ağustos ayının ilk işgünü başlanır" hükmüne rağmen görüşmelerin 4 gün önce başlatılmasına sert tepki gösterdi. "Bakanımızın yurt dışı programı nedeni ile takvimi öne aldık gibi sıradan bir gerekçe ile yasayı keyfi olarak çiğnemeye hakkınız var mı?" diye soran Koçak, kendi yaptığı yasayı ayaklar altına alanları ve bu hukuksuzluğa seyirci kalanları kınadıklarını ifade etti.

Koçak, bu hukuk tanımaz ve keyfi tutumun ani gelişmediğini, mevcut iktidarın işçilerden, emekçilerden ve yoksullaştırılan milyonlardan adım adım koptuğunu, sermayenin ve yandaşların çıkarlarının ön planda tutulduğunu dile getirdi. Bu durumun toplu sözleşme süreçlerine de yansıdığını, hükümetin masada her şeye kendisinin karar verdiğini ve uzlaşmazlık durumunda kendi çoğunluğundaki Hakem Kurulu'nun devreye girdiğini, dolayısıyla hiçbir şeyin değişmediğini belirtti.

Yoksulluk, Güvencesizlik ve Ayrımcılık: KESK'in Temel Eleştirileri

KESK Eş Genel Başkanı, sözde toplu sözleşmelerle gelinen noktada kamu emekçilerinin derin bir yoksulluk, sefalet, güvencesizlik, angarya çalışma, ağır vergi yükü ve kamuya girişte/görevde yükselmede mülakat, torpil ve ayrımcılık gibi yüzlerce sorunla karşı karşıya olduğunu vurguladı. 6,5 milyonluk devasa bir kitlenin, "toplu sözleşme" adı altında bir kez daha "İktidar-Hakem-Yandaş" üçgenine hapsedilmek istendiğini ifade etti.

Koçak, 15 gündür ülkenin dört bir yanında yaptıkları ziyaretlerde, hangi sendikanın üyesi olursa olsun her kamu emekçisinin ve emeklinin bu garabet sistemden dert yandığını ve sorunların çözümü için bir çıkış yolu aradığını dile getirdi. "Gerçek, evrensel, bir toplu pazarlıkla uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan, tüm haklarımızın işverene ve onun konfederasyonuna-sendikalarına teslim edildiği, bizlerin yok sayıldığı bu oyun devam ettiği sürece yaşadığımız sorunların çözülmesi mümkün değildir" diyerek sistemin temelden değişmesi gerektiğini savundu.

Gerçek TİS ve Grev Hakkı Vurgusu: KESK'in Talepleri

KESK, gerçek bir toplu sözleşme düzeninin grev hakkı olmadan düşünülemeyeceğini vurgulayarak, taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:

Tüm Emekçilere Birleşme Çağrısı: Mücadelede Kararlılık

KESK, açıklamasının sonunda tüm kamu emekçilerine seslenerek, mevcut sistemin aparatı olanların çözümün adresi olamayacağını belirtti. Sendikacılığın sadece talep etmek değil, talebin arkasında durmak olduğunu ve yöntemin emekçiye yüzünü dönmek, üretimden gelen gücü örgütlemek olduğunu vurguladı. Talepler kabul edilmediğinde mücadele etmeden kenara çekilen yetkili konfederasyonun "sözde yetkisinin" emekçiler açısından hükümsüz olduğunu dile getirdi.

"Tek çare vardır. O da emek karşıtı bu düzende hangi sendikanın üyesi olursa olsun yıllardır kaybedenlerin yan yana gelmesi, omuz omuza vermesinden geçmektedir" diyen KESK, grevli gerçek bir toplu iş sözleşmesi, insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam, güvenli gelecek, demokratik-adil bir çalışma yaşamı ve halktan yana bir kamu hizmeti için mücadelede birleşme çağrısı yaptı. KESK, bu mücadeleyi daha da büyütmek ve emekçilerin gerçek taleplerini kararlılıkla savunmak için tarafları belli tek ayaklı masalara değil, tüm emekçilere odaklanacağını belirtti.